Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3343 E. 2025/6511 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3343
Karar No
2025/6511
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1355 E., 2021/642 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacının duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama, tutukluluk halinin devamına karar verilmesi, makul sürede hakim önüne çıkarılmama, adil yargılanma, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ve kişi hürriyeti ve güvenlik hakkının ihlal edildiği, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezanın kapalı ceza infaz kurumunda geçirilecek sürenin yarısında fazla olması gerekçeleriyle 500.000,00 TL maddi, 39.000.000,00 TL manevi tazminatın temmuz 2016 tarihinden itibaren ödenmesine ilişkin talebinin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine, makul sürede hakim önüne çıkarılmadığına, adil yargılanma, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ve kişi hürriyeti ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine, tutuklamanın hukuki olmadığına, tutukluluğun makul süreyi aştığına, tutukluluğun devamına dair kararların gerekçesiz olduğuna, cezaevinde eşitlik ilkesine aykırı uygulamalara maruz kaldığına, masumiyet karinesine ve kötü muamele yasağına aykırı davranıldığına, tutukluluğa devam kararlarının 30 günü aştığına, tutukluluğun devamına dair kararlara itirazının süresinde değerlendirilmediğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacının "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçlaması ile 23.07.2016 ile 26.07.2016 tarihleri arasında 4 gün süre ile gözaltında kaldıktan sonra adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, 19.01.2017 tarihinde tekrar gözaltına alındığı ve aynı gün Çanakkale 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/25 sorgu sayılı kararı ile tutuklanmasına karar verildiği, hakkında Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/117 esas sayılı dosyasında kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği, dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesine gönderilerek istinaf edildiği, yapılan inceleme sonucunda itirazın reddine karar verildiği, akabinde dosyanın incelenmek üzere Yargıtay'a gönderildiği ve dava tarihi itibariyle dosyanın Yargıtayda incelemede olduğu ancak, daha sonra Uyap sisteminden yapılan incelemede davacı hakkındaki mahkumiyet kararının onanmasına karar verilerek kararın 05/11/2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, davacının taleplerine ilişkin Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/117 esas sayılı dosya kapsamı ile dava dosyasının yapılan incelemesi sonucunda, davacının kanuna uygun olarak gözaltına alındığı ve tutuklandığı, tutuklanmasına neden olan eylemleri sebebiyle cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ve bireysel öneminin yanında kamu bakımından arz ettiği önem, dosyada toplanması gereken delillerin sayısı ve niteliği ile delillerin toplanması ve değerlendirilmesi için gerekli süre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirdiği askeri darbe teşebbüsü nedeniyle ülkemizin geçirmiş olduğu olağanüstü süreç, yaşanan olayların vahameti, yargılanan şüpheli ve sanık sayısının fazlalığı ile dosyanın kapsamı nazara alındığında, davacı hakkındaki soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin makul sürelerde gerçekleştirildiği, davacının tüm talepleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde, dosyaya yansıyan herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş, davacının hukuka ve usule uygun olarak yargılandığı sabit görülerek açılan tazminat davasının CMK'nın 141. ve 142. Maddelerindeki koşulları taşımaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3343, K. 2025/6511, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3343-e-2025-6511-k-1e9e4e5cc82f