Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2925 E. 2024/2597 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2925
Karar No
2024/2597
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3623 E. 2021/151 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret onama İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/2 bendi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1-1.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, koruma kurulu tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin projenin onaylandığına ve yapı ruhsatı düzenlendiğine, bu nedenle sanığın suç kastı olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, dava konusu yerde yapı yasağı olmadığına, teşdiden ceza tayininin yerinde olmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince. sanığın beraatine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın İzmir İli, ... İlçesi, ...Mahallesi 2027 parselde bulunan, İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25/02/2004 tarih ve 12445 sayılı kararı ile 3. derece doğal SİT alanı olarak tescil edilen tarla vasıflı 23/09/2005 tarihinden beri maliki olduğu taşınmazına bina vasfındaki imalatları yapmak suretiyle izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu, her ne kadar sanık 2015 Nisan ayında başladığını bildirdiği inşai faaliyetine ilişkin sit alanı olduğunu bilmiyordum savunması yapmış ise de, ... Belediyesinden alınan, sanığın 16/02/2015 tarihli taşınmazında yapmak istediği inşai faaliyetiyle ilgili yapı ruhsatı verilmesi talebine ilişkin evrakların incelenmesinde, 16/02/2015 tarihli talebi üzerine ...'nin 17/02/2015 tarih ve 49 sayılı yazısına göre tarım arazisi olmasına binaen İl Tarım Müdürlüğü görüşünün, 3. derece doğal sit alanı olmasına binaen Tabiat varlıklarını koruma kurulundan görüş alınmasının gerekliliğinin karar altına alındığı, bu karar sonrası dosyaya 18/02/2015 tarihinde yapılacak inşaatla ilgili kazı ve dolgu miktar bildirimi yapıldığı gözetildiğinde, sit bilme unsurunun oluştuğu, yargılama dosyası kapsamında, Belediye cevabi yazısı, yapı tatil zaptı, fotoğraflar, bilirkişi raporu ile suçun işlendiğinin sabit olduğu gerekçesiyle, beraate ilişkin hükmün kaldırılması ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında III. derece doğal sit alanında izinsiz olarak 1 adet tek katlı betonarme mesken, teras, taş istinat duvarı yaptığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, kuruldan izin alınmadan inşa edilen yapı hakkında Koruma Kurulunun 23.02.2016 tarih, 304 nolu kararı ile; yapı ruhsatı talebinin uygun olduğuna, iş ve işlemlerin mimari proje doğrultusunda gerçekleştirilmesinde sakınca olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, mahallinde inşaat mühendisi, bağımsız arkeolog ve sanat tarihçi bilirkişiler refakate alınmak suretiyle keşif icrası ile, dava konusu taşınmazın son durumunun, sözü edilen karar ile onaylanan projeye uygun olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenerek suçun unsurları ortaya konulduktan sonra, yapının bahse konu kurul kararına ve projeye uygun olduğu tespit edilirse, manevi unsur yokluğundan sanığın beraatine; bahse konu karara ve projeye aykırılık teşkil eden eylemi var ise mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Kanun'a aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2925, K. 2024/2597, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-2925-e-2024-2597-k-5fff50ea35b4