Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/239 E. 2025/3818 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/239
- Karar No
- 2025/3818
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/ 1112 E., 2020/ 1161 K. HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde davacı vekili bakımından 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, davalı vekili bakımından hükmün kesin nitelikte olduğu tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 3000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 797,58 TL maddi ve 2500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle hükmün bozulmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/73115 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 12.08.2016- 05.09.2016 tarihleri arasında 24 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kyok kararının 26.07.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; ''davacının gözaltında olduğu dönemde maaşlarını aldığı, açıkta olduğu dönemde eksik aldığı maaşlarını idari dava yoluyla talep edebileceği, davacı ile avukatının aralarında yaptıkları anlaşma ile bu hizmet için daha fazla bir ücret kararlaştırmaları halinde, maktu vekalet ücretini aşan bu kısmın davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığından koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davacının maddi tazminat hakkının bulunmadığı, manevi tazminat miktarının fazla olduğu'' gerekçeleri ile hükmün maddi tazminata ilişkin kısmının ''Davacının maddi tazminat talebinin REDDİNE," olarak, manevi tazminata ilişkin kısmının "1.500 TL" olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070 TL olması, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 1500,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, maddi tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.