Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2245 E. 2025/2690 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2245
- Karar No
- 2025/2690
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/284 E., 2021/437 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin fazla hükümlülük nedeniyle 224.860,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 36.692,62 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın şartla tahliye tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın 36.480,55 TL’ye indirilmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 14.06.2021 tarihli bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, 5271 sayılı CMK'nın 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının uzun süre tutuklu yargılanması nedeniyle mağdur olduğuna, davanın kabul edilmesi gerektiğine, bozma ilamının manevi tazminata ilişkin olduğuna, bölge adliye mahkemesinin maddi tazminat kararı yönünden kesin olarak karar verdiğine, bu nedenle Yargıtay bozma ilamı üzeri sadece manevi tazminat hakkında karar verilmesi gerekirken, hükmün tümüyle bozulduğu kabul edilerek maddi tazminat talebi hakkında da karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan Tazminat talebinin dayanağı olan Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/87 Esas – 2016/17 Karar sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; davacıın Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesi 29/01/2016 tarih 2006/59 Esas 2010/104 Karar sayılı ilamı ile 55 Yıl 24 Ay 116 Gün hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.04.2012 tarih ve 2012/5086 Esas 2012/5317 Karar sayılı düzelterek onama kararı ile kesinleşmesi üzerine davacı vekili tarafından yapılan yargılanmanın yenilenmesi ve infazın durdurulması başvurunun Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından 25.06.2015 tarihinde kabul edilerek davacının tahliyesine karar verildiği, dosyanın bozularak tekrardan yargılanma yapılmak üzere mahkemesine gönderildiği, yeniden yapılan yargılama sonucunda davacının Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2016 tarih 2015/87 Esas 2016/17 karar sayılı ilamı ile 9 yıl 4 ay hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği, davacı hakkındaki aynı suça konu bir başka dava dosyası olan Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2011 tarih, 2011/5 Esas, 2011/140 Karar sayılı ilamı ile 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği, Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/145 Değişik iş sayılı kararı ile davacı hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin 11 yıl 10 ay hapis cezası olarak içtimasına karar verildiği, Vezirköprü Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/352 numaralı müddetnamesine göre davacının bu suçlardan şartla tahliye tarihinin, 21.10.2011, bihakkın tahliye tarihinin 21.10.2018 olduğu, 5271 sayılı CMK’nın 141/1-f maddesinde “ Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan ” şeklideki düzenlemeye göre bihakkın tahliyeden fazla olan tutukluluk süresinin tazminata haz kazandıracağı dikkate alındığında, 25.06.2015 tarihinde infazın durdurulması nedeniyle tahliye edilen davacının hükümlülükten fazla tutukluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla tazminat şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi