Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/192 E. 2025/3569 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/192
Karar No
2025/3569
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/606 E., 2020/695 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeni ile 10.000 TL maddi ve 5.000.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/233 Esas 2017/338 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 17.05.2017- 20.07.2017 tarihleri arasında 64 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda isnat edilen suçtan mahkumiyetine karar verildiği, verilen mahkumiyet kararının sanık müdafisi tarafından istinaf yasa yoluna götürüldüğü, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince yapmış olduğu istinaf incelemesi sonucu 2018/110 esas 2019/493 karar sayısı ile 16.09.2019 tarihinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının temyiz edilmeksizin 08.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmiş halinin sanığa tebliğ edilmediği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, öğretmen olan davacının 12.10.2016 tarihinde açığa alındığı, 08.02.2017 tarihinde görevinden ihraç edildiği, davacının açığa alınıp ihraç edildikten sonra 17.05.2017 tarihinde göz altına alınıp 23.05.2017 tarihinde tutuklandığı ve yargılama sırasında 20.07.2017 tarihinde tahliye olduğu, tahliye olduktan sonra 12.01.2018 tarihinde ise 697 sayılı KHK ile görevine iade edildiği, daha sonraki süreçte de beraat ettiği, davacının açığa alınıp ihraç edildikten sonra tutuklanması ve tahliye edilmesinden sonra uzaklaştırma kararı kaldırılarak davacının görevine iade edilmesi ile birlikte Kasım 2016-Aralık 2017 maaş ödemelerinin tamamının ve açıkta ve ihraçta kaldığı sürelere ilişkin tüm özlük haklarının kendisine iade edildiği, böylece davacının beraat ettiği suçtan dolayı maaş ödemesinin tamamen yapıldığı ve maddi yönden zararının kalmadığı, ayrıca davacının gözaltına alınması ve tutuklanmasının görevinden uzaklaştırma ve ihraç edilmesinden sonra olduğu, davacı tutuklanmamış olsa bile açığa alındığından ve tutuklandığından dolayı aktif çalışma yapamayacağından ayrıca performans ek ücret ödemesini de alamayacak olduğu, yine aynı şekilde geriye dönük almış olduğu maaşların faizini bu davada talep edilmiş ise de kişinin açığa alınma ve görevinden ihraç edilmesinin belirtildiği üzere idari bir işleme dayandığı, gözaltı ve tutuklamanın ihraçtan sonra olduğu, dolayısıyla idari işlemden kaynaklanan taleplerin mahkememizin konusunu oluşturmadığı ve CMK'nın 141 ve devamı maddesi kapsamında olmadığı, ayrıca 697 sayılı KHK'nın 2/2 maddesinde de göreve iade edilenler için ".... Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz...." şeklinde düzenleme olduğu, yine davacının ceza evinde kalması ve ailesinin kendisini ziyaret etmesi nedeniyle ailesinin yapmış olduğu yolculuk, konaklama gibi masrafların, esnaf olan davacının eşinin davacıyı ziyaret etmesi nedeniyle dükkanı kapatmasından dolayı ortaya çıkan maddi zararların maddi zarar kapsamında davacıya ödenmesini talep etmiş ise de, bu tarz harcamaların CMK 141 ve devamında düzenlenen maddi zarar kapsamında bulunmadığı, günlük yaşam koşullarından kaynaklanan ve hayatın olağan akışı içerisindeki harcamalar olduğu, bu tarz harcamaların kesin bir ödeme hakkı sayılamayacağı, yine ayırca davacının yargılanıp beraat ettiği dosyada kendisini avukatla temsil ettirdiği için ödenen avukatlık ücretinin maddi zarar olarak ödenmesi talep edilmiş ise de, öncelikle avukatlık ücretinin serbest meslek makbuzu ile delillendirilmediği, kaldı ki delillendirilseydi bile tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunduğu, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği belirlenerek maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/192, K. 2025/3569, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-192-e-2025-3569-k-2206534d1ffc