Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/137 E. 2025/3859 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/137
- Karar No
- 2025/3859
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1013 E., 2020/2183 K. HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı tutukluluk ve el koyma nedeniyle 15.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.680,12 TL maddi ve 15.5000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, maddi tazminatın net asgari ücret üzerinden hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, vekalet ücretinin de maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, haksız el koyma nedeniyle ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi nedeniyle de tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2462 esas, 2019/633 karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.09.2017-29.12.2017 tarihleri arasında 101 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 13.02.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının net asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir kaybının maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği, vekalet ücretinin ve diğer masraflarının maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, uğradığı haksızlığın boyutu, gözaltı ve tutuklu kaldığı süre ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağına dair kararlar da dikkate alınarak belirlenecek makul ve makbul bir miktarın da manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği değerlendirilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 2.Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini özel vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücretinin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.