Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/103 E. 2025/4044 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/103
Karar No
2025/4044
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/974 E., 2020/879 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 40.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, maddi tazminat bakımından reddi ve manevi tazminatın kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, manevi tazminat 12.000 TL'ye indirilip, değişen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca duruşma açılmaksızın tazminat miktarının eksiltilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tutuklu olduğu süreçte eksik aldığı maaşların kendisine ödendiği ancak zamanında ödenmemesi sebebiyle ödemelerinin aksadığına, cezaevi, yol ve avukatlık ücretine ilişkin masraflarının maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ve vekalet ücretine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/90 Esas – 2018/609 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.08.2016 - 21.02.2017 tarihleri arasında 193 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 05.12.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, tutuklandığı dönemde kamu görevlisi olan davacının görevden uzaklaştırıldıktan sonra göreve iade edildiği ve eksik ödenen maaşların kendisine ödendiği, cezaevi, yol ve avukatlık ücretine ilişkin masrafların maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu suretle maddi tazminatın reddi ile manevi tazminat bakımından kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı indirilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/103, K. 2025/4044, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-103-e-2025-4044-k-a29429e4519d