Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9441 E. 2025/2858 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9441
Karar No
2025/2858
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3692 E., 2020/642 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yargılama, gözaltı, tutuklama nedeniyle, 5.408.366,71 TL maddi, 10.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 24.087,56 TL maddi, 32.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın eksik olduğundan 160.000,00 TL olması gerektiği, manevi tazminat faizinin ise dava tarihinden faizi ile hükmedilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin hakim iken haksız yargılandığını ve ihraç olduğunu, soruşturma ve kovuşturma aşamasında hukuksuzlukların yanı sıra usul ve esas yönünden ağır hak ihlallerine maruz bırakıldığını, masumiyet karinesinin yok sayıldığını, el konulan bilgisayarının arızalı şekilde teslim edildiğinden bu zararın ödenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, faizin hatalı olduğunu, hükmedilen tazminatların eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın hukuka aykırı olduğunu, tutuklama kararının hukuka uygun olduğunu, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, hükmedilen tazminatların fazla olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/124 Esas, 2018/433 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.07.2016- 30.01.2018 tarihleri arasında 563 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, kararın 18.07.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediğini, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli Başvuru no 25852/18 Deliktaş/Türkiye Davası kararında da belirtildiği üzere; duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının azaltılmasının, arttırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, faiz uygulanmaması gerektiğine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerine, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

2.Memur iken 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.09.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 30.01.2018 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen 22.945,24 TL maddi tazminata dava dilekçesinde dava tarihinden faiz talep edilmesi nedeniyle dava tarihinden faizi ile hükmedilmesi gerekirken davacı lehine fazla ve faizsiz maddi tazminata hükmolunması,

3.5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının dava dilekçesiyle bilgisayarına el konulmasına rağmen kullanılmaz halde teslim edildiğinden bahisle de tazminat talep ettiği anlaşılmakla, davacının bu konuda maddi bir zararı olup olmadığı tespit edildikten sonra bu hususta da tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9441, K. 2025/2858, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9441-e-2025-2858-k-61fd1bd42668