Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9138 E. 2023/2736 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9138
- Karar No
- 2023/2736
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/718 E., 2017/738 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 02.10.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 14.12.2006 - 16.12.2006 tarihleri arasında 2 gün gözaltında, 14.03.2012 - 26.03.2012 tarihleri arasında 12 gün tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma/tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 31.12.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığı, tazminat davası için kanunda sayılan koşulların davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır. Tazminat talebi delillerle desteklenmemiştir. Manevi tazminatın makul bir miktar olarak tayin edilmesi gerekmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/281 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.03.2017 tarihli ve 2017/718 Esas, 2017/738 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.11.2021 tarihli ve 2021/118898 sayılı, ret, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Davalı vekilinin temyiz istemi; davacı tutuklamaya kendisi sebebiyet verdiğinden davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, faiz başlangıç tarihine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, ilişkindir. 2. Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacının Edirne C.Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı suçlamasıyla yakalandığı ve iki gün gözaltında kaldığı, hakkında bu suçlama ile Edirne 1.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davacının duruşmaya gitmemesi sebebiyle sorgusunu temine yönelik olmak üzere yakalama emri çıkarıldığı, yakalama emri uyarınca Kazan Sulh Ceza Mahkemesinin 14.03.2012 tarih ve 2012/119 D.iş sayılı kararı ile Edirne 1.Ağır Ceza Mahkemesinde hazır edilmesini temine yönelik olmak üzere tutuklandığı, 26.03.2012 tarihinde Edirne 1.Ağır Ceza Mahkemesinde sorgusunun yapılıp serbest bırakıldığı, ardından kovuşturma sonunda atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği ve beraat hükmünün kesinleştiği; böylece davacının iki gün gözaltında ve 12 gün de asıl mahkemesinde hazır edilmek üzere tutuklulukta kaldığı anlaşılmıştır. Davacı gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre için 1.000,00 TL maddi tazminat talep etmiştir. Davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre içinde maddi kayıplarının belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi 04.11.2016 tarihli raporunda davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler için maddi kaybını 471,16 TL olarak hesaplamıştır. Raporun gerekçeli ve hüküm vermeye yeterli bulunması ile; 471,16 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre için 200.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Manevi tazminat haksız yakalama ve tutuklamadan kaynaklanan elem ve ızdırabın karşılığı olup haksız zenginleşme amacı taşımamalıdır. Haksız yakalama ve tutuklama sebebiyle manevi tazminata hükmedilirken davacının ekonomik ve sosyal durumu, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, hakkındaki delil durumu, yakalama ve tutuklama tedbirinin uygulanmasına yönelik sebepler, gözaltında ve tutuklulukta geçirilen süreler nazara alınmalıdır. Buna göre davacının soruşturma aşamasında iki gün gözaltında kaldığı, kovuşturma aşamasında ise duruşmaya gitmemesi üzerine hakkında sorgusunu temine yönelik olmak üzere yakalama emri çıkarıldığı, Ankara Kazan ilçesinde yakalandığı ve 12 gün sonra Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinde sorgusunu müteakip serbest bırakıldığı, davacının uygulamada sevk tutuklaması olarak da bilinen 12 günlük tutukluluğunun duruşmalardan kaçmasından kaynaklandığı görülmüştür. Davacının şahsi ve sosyal durumu, gözaltında ve tutuklulukta geçirilen süre, isnat olunan fiilin vasıf ve mahiyeti göz önünde tutulduğunda; 500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/156 E., 2015/155 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan 14.12.2006 - 16.12.2006 tarihleri arasında 2 gün gözaltında, 14.03.2012 - 26.03.2012 tarihleri arasında 12 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 11.06.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 41.530,00 TL olduğu; uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan 14.12.2006 - 16.12.2006 tarihleri arasında 2 gün gözaltında, 14.03.2012 - 26.03.2012 tarihleri arasında 12 gün tutuklu kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 971,16 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan 14.12.2006 - 16.12.2006 tarihleri arasında 2 gün gözaltında, 14.03.2012 - 26.03.2012 tarihleri arasında 12 gün tutuklu kalan davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.03.2017 tarihli ve 2017/718 Esas, 2017/738 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.03.2017 tarihli ve 2017/718 Esas, 2017/738 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.