Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/84 E. 2025/8413 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/84
- Karar No
- 2025/8413
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/299 E., 2016/394 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. Maddeleri uyarınca 12.100,00 tl adli para cezasına mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri ; hatalı raporlara dayanarak sanığın atılı suçu işlediğine dair hüküm kurulduğuna, bilirkişiler tarafından dosyanın yeterli derece incelenmediğine, sanığın kazanın meydana geldiği mazgal alanında asfaltlama çalışması yapılması için ... Belediye yetkililerini çağırıp onların gözetiminde işe başladığı, mazgalın zabıta ekipleri tarafından aşağıya indirilip asfalt işi tamamlandıktan sonra zabıta ekipleri tarafından mazgalın asfalt yol seviyesine kaldırılmadığına, yağmurun yağmasını bahane gösterip, oradan uzaklaştıklarına, eksik inceleme yapıldığına, ölenin kusurunun değerlendirilmediğine, ölenin asli kusurlu olduğuna, sanığın kusuru olmadığına, mazgalların sorumluluğunun belediyeye ait olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21.04.2012 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki motosikleti ile ... İlçesi ....Caddesi üzerinden ... Kavşağına doğru seyir halinde iken yol üzerinde bulunan ızgara üzerinden geçtiği sırada ızgaranın bitiminde yükselen eğimi olmasından dolayı motosikletin yol ile temasının kesilip sürücünün kontrolünü kaybetiği ve 27.60 metre frenleyerek solunda bulunan orta refüje çarpması sonucunda trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde ...'in öldüğü, sanık ...'ın yolun yapımını üstlenen ...Hazır Beton Sanayi A.Ş.nin şantiye şefi olarak görev yaptığı, mahkemece hükme esas alınan ... Üniversitesi inşaat mühendislerinden oluşan heyetin düzenlediği raporda, kazanın meydana geldiği yol üzerine inşaa edilen yağmur suyu direnaj ızgarasının bilim, teknik ve fenne uygun olmayan bir uygulama olduğu, kazanın sebebinin yolun kotundan yaklaşık 10 cm aşağıda tesis edilen ızgara olduğu, müteahhit firma şantiye şefi sanığın ızgara kotunu finisherın asfalt üst tabakasını serebilmesi için belediye işçilerine aşağıya indirtmesi ve sonrasında herhangi bir tedbir almadan ya da ızgara kotunu yol seviyesine çıkartmaları için belediyeye haber vermemesinin kazaya sebebiyet verdiği, ızgara imalatı firmalarına ait olmasa da kusurlu olduğu bilinen ızgaranın kotu yol seviyesine getirilinceye kadar etrafı güvenlik şeridiyle kapatılması, trafiğin üzerinden seyretmesini engelleyici tedbirlerin alınması gerektiğinden asli kusurlu olduğunun belirlendiği ve mahkemece de kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR Asli kusurlu kabul edilen sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.