Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8194 E. 2025/4495 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8194
- Karar No
- 2025/4495
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2985 Esas., 2019/2836 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kazaya karışmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, savunma tanıklarının dinlenmediğine ve keşif yapılmayarak adil yargılama hakkının kısıtlandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 01.07.2017 günü saat 18:20 sıralarında gündüz vakti, bölünmüş, iki şeritli il yolu üzerinde, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Şiran istikametinden Gülova istikametine seyir halinde iken tali yol bulunan olay yerine geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybettiği aracıyla sağdan yoldan çıkarak devrilmesi neticesi soruşturma konusu iki kişinin ölümü ve ikisi nitelikli üç kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmiş, kaza tespit tutanağında, sürücüsü tespit edilemeyen traktörün yola çıkması nedeniyle otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği belirtilerek kazanın oluşumunda, sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 52/b “hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” maddesini ihlal ettiğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 18.10.2017 tarihli adli raporda: traktör sürücüsü, sevk ve idaresindeki römork takılı traktör ile tali yoldan seyirle gelip yerleşim yeri dışındaki anayola giriş yapacağı sırada yola gereken dikkatini vermemiş, yolu etkin şekilde kontrol etmeyip güvenli ortamın oluşmasını beklememiş, bu haliyle yola girişi sırasında yaklaşan aracın seyir durumu bozarak sebebiyet verdiği olaydaki oluş şartlarında dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, her ne kadar sanık ve sanık müdafii aşamalarda alınan savunma ve beyanlarında kazaya karışan traktörü sanığın kullanmadığını, olay günü kazaya karışan kişinin sanık olmadığını, hatta olay saatinde köyde olduğunu savunmuş iseler de; olayın hemen akabinde sanığın kollukta alınan savunmasında olay günü saat 16:00 – 17:00 sıralarında oğlu ile birlikte römorkun içerisinde bulunan tahtaları sildirmek için marangoza gittiğini, tahtaları sildirdikten sonra marangozun aşağısında bulunan Çamoluk Gölova yoluna traktörü ile indiğini, araç gelip gelmediğini kontrol ettikten sonra gelen olmayınca yola çıkarak Gölova merkezine gittiğini beyan ettiği, yine tanık olarak beyanı alınan marangoz ... olayın hemen akabinde kollukta verdiği beyanında sanık ...’ın olay günü 9 yaşındaki oğlu ile birlikte kırmızı renkte traktörü ve arkasında takılı açık mavi tonunda römorku ile işyerine geldiğini, römorkun arkasında bulunan tahtaları sildiğini, sanığın yaklaşık 18:00 sıralarında marangoz dükkanından ayrıldığını, sanığın dükkanından ayrıldıktan yaklaşık 10- 15 dakika sonra aşağıdaki Çamoluk – Gölova yolunda kaza olduğunu duyduğu, marangoz dükkanına gelip gidebilmek için tek yolun Çamoluk-Gölova asvalt yolundan ayrılan toprak yol olduğunu beyan ettiği, yine olayın hemen akabinde tanık olarak beyanı alınan ...olay günü tahmini saat 18:00 sıralarında süt satmak için evden çıktığını Çamoluk istikametine yürüdüğü esnada kırmızı renkte 240 lık ... marka açık mavi renkte römorku olan eski bir traktörün yanından geçtiğini, traktörü kullanan şahsın yanında da yaklaşık 9- 10 yaşlarında erkek çocuk olduğunu, yaklaşık bir dakika sonra da bir kaç aracın ilerde yol üzerinde durduğunu ve yolda hareketlilik olduğu, hızla ilerlediğinde ise bir aracın ters takla atmış vaziyette olduğunu gördüğünü beyan ettiği, dosya içerisinde yer alan cd izleme tutanağına göre, plakası görüntüde tespit edilemeyen traktörün kamera saatine göre 18:16:50’de kamera açısına girdiği, Çamoluk istikametinden Gölova Şehir Merkezine doğru seyir halinde olduğu, traktörün römorklu ve römorkunda tahtaya benzer cisimler olduğu, sürücünün yanında bir şahsın daha olduğunun görüldüğü sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın bildirdiği tanıkların olayın hemen akabinde dosyaya yansımadığı, olayın üzerinden yaklaşık iki yıl geçtiği, söz konusu tanıkların tarafsız olamayacağı ve tanıkların dosyaya esaslı bir katkı sağlayamayacağı değerlendirilmekle sözkonusu talebin reddedilerek, sanığın tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu taksirle iki kişinin ölümüne ve üç kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.