Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/805 E. 2024/6544 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/805
- Karar No
- 2024/6544
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/559 Esas, 2016/374 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ölenin herhangi bir talimat olmaksızın hareket ettiğine, önlem almadan su deposuna giren ölenin tam kusurlu olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in ... Termal isimli tesisin yetkilisi olduğu, termal tesisteki arızaların gidermek için zaman zaman ölenin işyerine çağrıldığı ve ölenin işyerinde sigortasının bulunmadığı ve taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığı, 21.07.2015 olay günü su arıza sebebiyle ölenin tesisin yan yana bulunan 27-28 nolu villalarının bulunduğu yere geldiği, ölenin villanın en altında bulunan ve yalnızca küçük bir kapaktan içeri girilebilen su deposunun bulunduğu yere tek başına girdiği, içeride oksijen miktarının çok az olması sebebiyle bir süre sonra bilincini kaybederek su deposunda oksijensiz ortamda kalmaya bağlı karbondioksit zehirlenmesi ve hipoksi (oksijensiz kalmak) sonucu öldüğü olayda, soruşturma aşamasında alınan 31.10.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ölen ...'in işverence sigortasız çalıştırıldığı, aralarında iş sözleşmesi bulunmadığı, ölenin yaş itibariyle tecrübeli olduğu, yaptığı işle ilgili olarak önce kendi iş emniyetini alabilecek yetenekte olduğu, havalandırması olmayan mahalde insan sağlığına zararlı gazların oluşabileceğini iş veren ve ölenin bilmesi gerektiğini, buralara giriş ve çalışmada iş ve işçi güvenliği için özel donanımlı techizatın gerekli olduğu, bunun bir yasal zorunluluk olduğu, bu tür techizatın olmadığının yer tespit raporunda belirtildiği, ölenin üzerinde de olmadığının görüldüğü, ölen ...'in kendi kişisel emniyetini almadan ve birine de haber vermeden su depolarının bulunduğu ve havasız bir ortama girmesinde tali kusurlu olduğu, tesisin yetkilisi ve işvereni ...'in; su depolarının bulunduğu havalandırılması olmayan kapalı ortamda burada güvenli olarak çalışmanın sağlanmasında iş verinin sorumlu olduğu, böyle bir ortamda çalışmak için iş verenin gerekli techizatı sağlamak ve denetlemenin görevi olduğu, böyle bir yerde çalışmak için gerekli techizatın temin edilmediği ve denetlenmediği anlaşıldığından iş veren için her daim iş güvenliği, tedbiri almak ve uygulamanın yasal bir zorunluluk olduğu, iş verinin böyle bir tedbiri almadığının asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Yerel Mahkemece dosyada mevcut denetime elverişli rapor yeterli görülerek gerekli techizatı sağlamayan ve denetlemeyen iş veren sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.