Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6702 E. 2025/5162 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6702
- Karar No
- 2025/5162
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3305 E., 2019/886 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen sonuç cezanın doğru hesaplanmamış olduğuna, sonuç cezanın hesaplanmasında Türk Ceza Kanunu 61. maddede düzenlenen cezanın belirlenmesi kurallarına riayet edilmemiş olduğuna, sonuç ceza daha az olması gerekirken yanlış hesaplama nedeniyle usul ve yasaya aykırılık oluşturduğuna, şartları oluştuğu halde sanığın cezasından takdiri indirim yapılmamış olduğuna, mahkemece yerinde olmayan ve yetersiz gerekçelerle sanığa takdiri indirim uygulanmadığından usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 21:30 sıralarında 0,86 promil alkollü vaziyette olan sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, gece vakti aydınlatmanın olmadığı bölünmüş iki şeritli tek yönlü asfalt kaplama yolda seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde sol şeride geçtikten sonra direksiyon hakimiyetini kaybedip frenli vaziyette sağ tarafa doğru yönelerek geçmek istediği sırada, hakkında verilen beraat kararı kesinleşmiş olan temyiz dışı sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu sürücü ...'in aracında yolcu olarak bulunan dört kişinin öldüğü, sürücü ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı olayda; mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine ait 12.02.2018 tarihli raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği; sanığın kazadan yaklaşık 51 dakika sonra doktor raporuna göre alkolmetre ile yapılan ölçüm sonucunda 0,86 promil alkollü vaziyette olduğu dikkate alındığında, olay anında yaklaşık 98,75 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın savunmasının aksine, almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı dikkate alındığında bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2025 tarihinde karar verildi.