Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4736 E. 2025/2334 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4736
Karar No
2025/2334
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/321 E., 2018/634 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın; sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 21.12.2017 tarihli bozma ilâmı üzerine Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerine ilişkin olarak "Ret- onama" kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün temyiz incelemesinden geçirilmesine yönelik talebine ilişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın katılan lehine bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 08:20 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile İzmir istikametinden Aydın istikametine doğru meskun mahal dışında, tek yönlü asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, olay mahalli kavşak alanına gelip, bu alandaki trafik nedeniyle öndeki araçlara çarpmamak için sola manevra ile refüj aralığından karşı yöne geçtiğinde, karşı yönden gelen ve İzmir yönüne doğru düz seyreden ölen sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu sürücü ... ile sanığın aracında muavinlik yapan ...'ın öldüğü, şikayeti bulunmayan 16 mağdurun da yaralandığı olayda; sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve sanık hakkında fazla ceza tayini yasaya aykırı görüldüğünden yerel mahkeme hükmü kaldırılarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ile eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden mahkûmiyet kararı verilmek suretiyle Dairemizce verilen bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin, 26.03.2018 tarihinde tefhim olunan karara karşı 27.03.2018 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, süre tutum dilekçesinde yer alan, kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün temyiz incelemesinden geçirilmesine yönelik talebi içeren ibarelerin, 5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddeleri bakımından bir temyiz nedeni olması nedeniyle, Tebliğnamedeki sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik görüşe iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4736, K. 2025/2334, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-4736-e-2025-2334-k-ed88e2ccfe18