Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/295 E. 2024/5702 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/295
- Karar No
- 2024/5702
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/52 Esas, 2016/206 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteminin, kusur raporlarına itiraz edildiği, usul ve yasaya aykırı ceza verildiğine ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz isteminin, sanığın aşırı hızlı şekilde 18 metre fren izi oluşturacak şekilde meydana gelen kazada bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanığa az ceza verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.11.2015 günü saat 11.00 sıralarında bölünmüş yol, zeminin asfalt ve kuru, kaza noktasına 13.5 metre uzaklıkta yaya geçidi levhası bulunan, yaya geçidi mahallinde, gündüz vakti, meskun mahal sınırları içerisinde sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Osmaneli istikametinden Bilecik istikametine seyir halinde iken olay yeri yaya geçidi mahalline geldiğinde aracının sağ yan ayna ve sağ ön kapı kısımları ile seyir istikametine göre yolun sağından yolun soluna geçiş yapmakta olan yaya ...'e çarpması neticesinde yayanın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; bu kazanın oluşumunda sürücü ...’in 2918 sayılı Kanunun 52/1-a maddesi gereğince araçların hızlarını yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu belirlendiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 11.05.2016 tarihli adli raporda; sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında yaya geçidi mahalline yaklaşırken yaya geçidi levhasınıda dikkate alarak müteyakkız seyretmesi gerekirken müteyakkız seyretmediği, yaya geçidi mahallinden geçiş yapmakta olan ölen yayaya ilk geçiş hakkını vermediği anlaşılmakla kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece kaza tespit tutanağı ve hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan 20.05.2016 tarihli rapor uyarınca sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Olay günü sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında yaya geçidi mahalline yaklaşırken yaya geçidi levhasını da dikkate alarak müteyakkız seyretmesi gerekirken müteyakkız seyretmediği, yaya geçidi mahallinden geçiş yapmakta olan ölen yayaya ilk geçiş hakkını vermeyerek asli kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği somut olayda düzenlenen kaza tespit tutanağında ekli kaza yeri krokisinde çarpma noktasının gerisinde ... plaka sayılı araca ait 18 metre uzunluğunda fren izinin bulunduğu, çarpma noktasının yaya geçidinin 4 metre ilerisinde işaretlendiği görülmekle, sanığın ölen ...'e yaya geçidi üzerinde çarpmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede olayda eylemin bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Osmaneli Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 5 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine "Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 3 yıl 4 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.