Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1991 E. 2022/10386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1991
Karar No
2022/10386
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 1-Korku, kaygı veya panik yaratacak tarzda silahla ateş etme, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; Mahalli Cumhuriyet savcısının, tefhimden itibaren bir aylık yasal süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamede süreden ret öneren görüşe iştirak edilmemiştir. I- Sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcısının Kabahatler Kanunu 36. maddesi uyarınca verilen idari yaptırım kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesi ile; Oluş, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 24. maddesine dayanarak mahkemenin eylemin vasfını doğru olarak tayini sonrasında verdiği idari yaptırım kararına karşı aynı Kanunun 27/5. maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilebileceği anlaşılmakla, sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİ, merciide yanılma nedeniyle CMK'nın 264. maddesi gözetilerek istemin itiraz olarak kabulüyle, gereği yerine getirilmek üzere mahalline iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz taleplerinin incelenmesi ile; Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinin 2-3. fıkralarında düzenlenen ''trafik güvenliğini tehlikeye sokma'' suçuna ilişkin olduğu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için TCK'nın 179. maddesinin 2. fıkrasında temel ceza miktarının ''üç aydan iki yıla kadar hapis cezası'' olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ''01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas - 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas - 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ''...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...'' ibarelerinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle; Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması; Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun BOZULMASINA; 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/1991, K. 2022/10386, T. 21.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-1991-e-2022-10386-k-bd2e7371acd9