Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1268 E. 2025/222 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/1268
- Karar No
- 2025/222
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/828 E., 2016/323 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin süresi geçtikten sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/1-3, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz sebebi; kusur tespitine, eksik inceleme ile karar verildiğine, keşif yapılmamasına, sanığın kusuru bulunmadığına kazaya öndeki servisin neden olduğuna, sanığın eyleminde bilinçli taksirin olmadığına, tayin edilen cezaya, lehe hükümlerin uygulanmamasına, hükmün sanık lehine bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 07:10 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahalde, gündüz vakti bölünmüş yatay güzergahta sağa hafif viraj ve düşey güzergahta eğimsiz olan asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu öndeki araçlara çarpmamak için sola direksiyon manevrası yaptığı, manevra sonucunda 1,5 metrelik orta ayırıcıyı aşmak suretiyle karşı yol bölümüne girdiği, 30 metre savrulma sonucunda kaldırıma çıkmak suretiyle, kaldırım üzerinde bulunan ağaca, sitenin bahçe duvarına ve korkuluk demirine ve yaya ...'a aracın ön kısmı ile çarpması sonucu savrulduğu ve yayayı sürükleyerek 20 metre ileride bulunan taksi durağında park halindeki ticari taksinin altına atmasıyla ölümüne neden olduğu, mahkemece hükme esas alınan 22.12.2015 tarihli raporuna göre, sanık sürücünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, ayrıca sanığın olay yerindeki 50 Km/s hız sınırının iki katı kadar bir hız ile kullanması nedeni ile eylemin bilinçli taksir niteliğinde olduğu kabul edilmiş ve Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/1-3, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Olay günü saat 07:10 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahalde, gündüz vakti bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu öndeki araçlara çarpmamak için sola direksiyon manevrası yaptığı, manevra sonucunda 1,5 metrelik orta ayırıcıyı aşmak suretiyle karşı yol bölümüne girdiği, 30 metre savrulma sonucunda kaldırıma çıkmak suretiyle, kaldırım üzerinde bulunan ağaca, sitenin bahçe duvarına ve korkuluk demirine ve yaya ...'a aracın ön kısmı ile çarpması sonucu savrulduğu ve yayayı sürükleyerek 20 metre ileride bulunan taksi durağında park halindeki ticari taksinin altına atmasıyla ölümüne neden olduğu olayda; mahkemece hükme esas alınan 22.12.2015 tarihli raporda, teknik anlamda bir hız tespitinin bulunduğu ayrıca sanığın sevk ve idaresindeki aracın çarpmadan sonraki yayayı sürükleme ve durma mesafesine göre, sanığın meskun mahal hız sınırının iki katına ulaştığı anlaşılmakla, eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamede bu hususta bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5237 sayılı Kanunun 53/1-3. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin paragrafın hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.