Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/117 E. 2024/5685 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/117
- Karar No
- 2024/5685
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/632 E. 2016/461 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan beraat hükmünün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/6, 63 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Sanık hakkında koşulları bulunduğu halde lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu ile re'sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü, sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahal içerisinde, azami hız limitinin 50km/saat olduğu, bölünmüş, asfalt kaplama, aydınlatmanın bulunduğu cadde üzerinde gece vakti seyri esnasında kaza mahalline geldiğinde istikametine göre yolun solundan sağına doğru geçmek üzere orta refüjü aşarak kaplamaya inen yaya ...'e çarpması sonucu sanığın tali kusuru ile yayanın ölümüne sebebiyet verdiği olayda, dosya içerisinde mevcut bulunan 03/05/2016 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1.maddesindeki taksirle öldürme suçundan, mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile;
CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, yapılan yargılama aşamasında lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunan, adli sicil kaydı temiz olan ve duruşmalara yansıyan olumsuz davranışı bulunmayan sanık hakkında, "Sanığa verilen hapis cezasının, sanığın kişiliği ve suçun işlenmesindeki özelliklere ve suçu işledikten sonra gösterdiği pişmanlık dolayısı ile tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde vicdani bir kanaat hasıl olmadığından..."şeklindeki yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nın 50 maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.