Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10611 E. 2025/4650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10611
Karar No
2025/4650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/312 E., 2020/524 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 21.12.2017 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davacı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılarak, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacının haksız ve ölçüsüz arama, el koyma, gözaltı, haksız tutuklama, makul sürede hakim önüne çıkarılmama ve makul sürede hakkında hüküm verilmeme nedeniyle muhtelif tarihli ek beyan dilekçeleri ile ileri sürdüğü şekliyle 500.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, tazminata konu Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/279 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının 6 yıl 17 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek davacının tutuklulukta geçirdiği sürelerin aldığı cezadan mahsubuna karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2019/305 Esas ve 2019/4430 Karar sayılı ilamı ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verilerek kararın 24.06.2019 tarihinde kesinleştiği, CMK'nın 142/1 maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin belirtildiği, tazminata konu Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/279 Esas sayılı kararının henüz kesinleşmeden dava açıldığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz istemi; tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın gerekçe içermediğine, dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin değerlendirilmediğine, arama işleminde kanuni güvencelere riayet edilmediğine, hakkında haksız gözaltı ve tutuklama tedbiri uygulandığına, dijital materyallerine el konulduğuna ve geç iade edildiğine, aracına şerh konulduğuna, makul sürede hakim önüne çıkarılmadığına ve hakkında hüküm verilmediğine, tazminat davasında da makul sürede karar verilmeyerek aleyhine fahiş miktarda vekalet ücretine hükmedildiğine, hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığı kararının göz önünde bulundurulması gerektiğine ve ileri sürdüğü taleplerin yargılamanın sonucundan bağımsız olduğuna, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/4390 soruşturma numaralı dosyası kapsamında davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 18.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve aynı tarihte tutuklandığı, davacının bu suç yönünden tutukluluğu devam ederken 17.05.2017 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan da tutuklandığı, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu bakımından yapılan soruşturma sonunda hakkında 29.05.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu suçtan resen tahliyesine karar verildiği, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı ve Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/279 Esas-2018/176 Karar ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 17 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 24.06.2018 tarihli ilamı ile düzeltilerek onanması suretiyle kesinleştiği, tazminat davasının görüldüğü İlk Derece Mahkemesince ise davanın silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan yargılama kapsamında henüz karar kesinleşmeden dava açıldığından bahisle davanın CMK'nın 142/1. Maddesi gereğince reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 18.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve aynı tarihte tutuklandığı, davacının bu suç yönünden tutukluluğu devam ederken 17.05.2017 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan da tutuklandığı, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçu bakımından yapılan soruşturma sonunda hakkında 29.05.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu suçtan resen tahliyesine karar verildiği, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı ve Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/279 Esas-2018/176 Karar ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 17 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 24.06.2018 tarihli ilamı ile düzeltilerek onanması suretiyle kesinleştiği, bu durumda davacının üzerinde atılı eylemlerin tekliği göz önünde bulundurulduğunda, teknik anlamda bir kovuşturmaya yer olmadığı kararından bahsedilemeyeceğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı yönünden CMK'nın 141/1-e hükmü gereği tazminata hak kazanamayacağı anlaşılmıştır. Öte yandan 5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Davacının dava dilekçesi ve muhtelif tarihli ek beyan dilekçelerinde hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına istinaden tazminat talebinde bulunmasının yanı sıra tazminat talebini dayandırdığı olguların bir kısmının asıl davanın sonucuna bağlı olmayan talepler olduğu, Mahkemesince gerekçeli kararda belirtilen hususlar dahilinde bir incelemenin yapılmadığı ancak; Dosya kapsamında yapılan incelemede; arama tutanaklarında aramanın ölçüsüz gerçekleştirildiğine dair bir olgunun yer almadığı, davacının üst aramasının rızası dahilinde yapıldığı ve bir kısım eşyalarının tam ve eksiksiz şekilde tarafına teslim edildiğinin belirtildiği, bir kısım dijital materyallere ise imaj alma işlemi tamamlandıktan sonra sahibine iade edilmek üzere 668 sayılı KHK'nın 3/1-j bendi gereğince el konulduğu, araç üzerinde yapılan arama sonucunda da davacının herhangi bir zarar ve ziyanının bulunmadığını belirttiği ve her iki tutanağının da ihtirazi kayıt konulmaksızın davacı tarafından imzalandığı, Davacının 18.07.2016 tarihinde tutuklandığı, tutukluluk incelemelerinin 667 sayılı KHK'nın 6/1-ı ve 668 sayılı KHK'nın 3/1-ç bentleri gereği dosya üzerinden ve 30 günlük süreler aşılmaksızın yapıldığı, davacı hakkında 29.05.2017 tarihinde iddianame düzenlendiği, 19.06.2017 tarihinde iddianamenin kabulünün ardından yargılamaya başlandığı, yargılama sürecinde de 30 günlük sürelerde tutukluluk incelemelerinin yapıldığı ve davacının tutukluluk devam kararlarına ilişkin itirazlarının incelendiği, davacının 05.10.2017, 23.01.2018, 08.05.2018, 18.05.2018 ve 25.05.2018 tarihli duruşmalara katılımı sağlanarak savunmasının alındığı, 25.05.2018 tarihli duruşmada hakkında hüküm verildiği, mahkumiyet hükmünün Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 24.06.2019 tarihli ilamı ile kesinleştiği görülmekle, davacıya atfedilen suçun niteliği, atılı suçla ilişkin delillerin sayısı ve niteliği ve dosyanın karmaşıklık düzeyi de dikkate alındığında yargılamanın makul sürede tamamlandığı anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10611, K. 2025/4650, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10611-e-2025-4650-k-7a69eb8e738e