Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10607 E. 2025/3512 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10607
- Karar No
- 2025/3512
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4778 E., 2020/1594 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin tutukluluk devam kararlarının yeterli gerekçeyi içermemesi, makul sürede yargılama merci önüne çıkarılmama, tutukluluğun uzun sürmesi ve tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmama nedeniyle 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın hak ihlali tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, dava dilekçesi ve celbedilen mahkeme yazıları kapsamında yapılan incelemede davacı hakkındaki yargılamanın derdest olduğunun anlaşıldığı, davacının 26.05.2017 tarihinde tutuklandığı, tazminat davası tarihinin ise 10.05.2019 olduğu, bu durumda yargılamanın uzun sürdüğünden söz edilemeyeceği, davacının beraat etmediği ve yargılamanın derdest olduğu, bu itibarla tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın yeterli gerekçeyi içermediğine, davacının ileri sürdüğü taleplerin ceza davasının sonucuna bağlı olmadığına, tutukluluk süresinin makul olmadığına, tutukluluk devam kararlarının şablon gerekçeler içerip davacı hakkında kişiselleştirme yapılmadığına, tutukluluk halinin devamına ilişkin itirazlar bakımından makul sürede karar verilmediğine, davacının tutukluluk incelemeleri bakımından dosya üzerinden karar verildiğine ve makul sürede hakim önüne çıkarılmayarak tutukluluğa ilişkin itiraz hakkının etkin şekilde kullanılmasının engellendiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/ Esas-2017/120 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 26.05.2017 tarihinde İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklandığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.07.2017 tarihinde kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda 28.12.2017 tarihli karar ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve tutukluluk halinin devamına karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 13.03.2018 tarihli kararı ile mahkumiyet kararına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz incelemesi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 15.01.2019 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulduğu ve tutukluluk halinin devamına karar verildiği, bozma üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 2019/511 sayılı esasına kaydedildiği ve davacının 24.04.2019 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda davacının 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 14.12.2021 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince ise davacının tazminat talebine ilişkin yapılan yargılama sonunda davacı hakkındaki yargılamanın derdest olduğu, davacının beraat etmediği, tutuklama ve tazminat davası tarihine göre yargılamanın uzun sürdüğününden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacının tazminat taleplerinin dayanağının 5271 sayılı CMK'nın 141/1-a, 141/1-d ve 141/1-k maddeleri kapsamında tutukluluk devam kararlarının yeterli gerekçeyi içermemesi, makul sürede yargılama merci önüne çıkarılmama, tutukluluğun uzun sürmesi ve tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmamaya ilişkin olduğu, söz konusu taleplerin asıl davanın sonucuna bağlı olmadığı gözetilerek, davacı hakkındaki ceza dosyasının tamamının denetime elverişli olacak şekilde onaylı örneği dosya içerisine alınarak her bir talep yönünden tazminat koşullarının oluşup olmadığının gerekçelendirilerek karşılanması gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile davanın derdest olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.