Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10558 E. 2025/2957 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10558
Karar No
2025/2957
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4924 E., 2020/1052 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, arama, el koyma ve adli kontrol nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebini ise kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine manevi tazminat miktarının 1.500,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle reddine, davacı vekilinin ise temyiz isteminin esastan kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; ceza yargılamasında kendisini müdafii ile temsil ettirdiğinden ödediği vekalet ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, adli kontrol nedeniyle lekelenmeme hakkının hiçe sayıldığına, arama ve el koyma tedbiri nedeniyle manevi olarak zarar gördüğüne, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/260 esas, 2019/25 karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15.06.2017-21.06.2017 tarihleri arasında 6 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 18.01.2019 taihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının gözaltında kaldığı süre içinde görevinden uzaklaştırılmadığı, bu nedenle maddi gelir kaybının olmadığı, ceza yargılamasında kendisini avukatla temsil ettirmesi nedeniyle ödediği vekalet ücretinin de beraat kararı verilmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle maddi zarar kapsamına dahil edilemeyeceğinden maddi tazminat talebinin reddine, davacının sosyal ve ekonomik durumu, yüklenen suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın oluş biçimi, gözaltında kaldığı süreye göre, hak ve nesafet kuralları ile birlikte değerlendirilerek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin tebliği üzerine katılma yoluyla hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından Tebliğname'deki ret isteyen görüşe ve nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden Tebliğname'de manevi tazminatın eksik olduğundan bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, manevi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10558, K. 2025/2957, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10558-e-2025-2957-k-44fe4b3191dd