Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10452 E. 2025/4828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10452
- Karar No
- 2025/4828
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5256 E., 2020/1500 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 25.01.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde davacı vekilinin temyiz istemi yönünden 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama ve elkoyma nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın işlem tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; tutukluluk incelemelerinin dosya üzerinden yapılması, haksız gözaltı, tutukluluk ve tutukluluğun devamı kararları sebebiyle tazminat hakkının olduğuna, tazminat talebi için beraat etmesinin zorunlu olmadığına, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/58203 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 18.07.2016 - 01.06.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma sonunda anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemi ile iddianame düzenlendiği, İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/25 E., 2017/113 K. sayılı ceza dosyası kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.06.2017 - 22.09.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, bu suçtan davacının mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 26.01.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'ya tabi olduğu, tazminat isteme koşulları oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Davacının tazminata esas dosyası incelendiğinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/58203 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 18.07.2016 - 01.06.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma sonunda anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemi ile iddianame düzenlendiği, İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/25 E., 2017/113 K. sayılı ceza dosyası kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.06.2017 - 22.09.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, bu suçtan davacının mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 26.01.2018 tarihinde kesinleştiği, dairemiz incelemesi sırasında denetim süresinin dolduğu gözetilerek, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da beraatine karar verilmesi halinde tazminat şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının akıbetinin araştırılarak açıklanıp açıklanmadığı, açıklanmış ise davacının tutukluluk süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında belirtilen 1 yıl 6 ay 22 günlük süreden fazla olmadığı da dikkate alındığında ancak beraat kararı verilmesi halinde tazminata hak kazanacağının gözetilmemesi ve bu değerlendirmenin yapılabilmesi için davacı hakkında 2 farklı suçtan tutuklama müzekkeresi düzenlendiği göz önünde bulundurularak; davacı ile ilgili tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.