Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10400 E. 2024/7253 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10400
Karar No
2024/7253
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/572 - 2021/868 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel mahkemece, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde 09.11.2015 tarihli hüküm ile sanığın üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği sabit görülerek 5237 sayılı TCK'nın 184/1, 62/2, 53,51. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, kararın o yer cumhuriyet savcısı tarafından "2863 Sayılı yasanın ceza kanunua göre özel yasa niteliğinde bulunduğu ve buradaki yaptırımın ceza kanunundaki düzenlemeye nazaran daha ağır olduğu dikkate alınmadan sanığa imar kirliliğine neden olmak suçundan ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçeleriyle temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli, 2020/7184 Esas, 2020/11956 Karar sayılı ilamı ile; "... Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,", gerekçeleriyle hükmün başkaca yönlerden incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde Mahkemece, 2863 Sayılı Yasanın 65/1, TCK'nın 62/1, 52, 53, 51 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, sanık müdafinin hükmü temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sair ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İzmir ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğü Kudep birimi tarafından 02.12.2014 tarihinde sanığa ait İzmir ... ilçesi 1301 sokak No:30 adresinde bulunan tapunun 357 Ada 57 nolu parselde bulunan taşınmazın çatısının kaldırılarak 65 m2 kapalı alan oluşturulduğu gerekçesiyle yapı tatil zaptı düzenlenerek suç duyurusunda bulunulması üzerine sanık hakkında imar kirliliğine neden olma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kamu davası açıldığı, ... biriminin 26.05.2015 tarihli cevabi yazısında dava konusu taşınmazın kentsel ve arkeolojik 3. derece sit alanında kaldığının belirtildiği, yürütülen yargılama kapsamında yerel mahkemece inşaat bilirkişi refakate alınarak keşif yapılması üzerine dosyaya sunulan 27.10.2015 havale tarihli inşaat bilirkişi raporunda imar kirliliğine neden olma suçu yönünden değerlendirme yapıldığı ancak dava konusu taşınmazın sit alanında kalıp kalmadığına veya müdahalelerin esaslı basit onarım niteliğinde olup olmadığına veya müdahaleler nedeniyle sit alanında zarar meydana gelip gelmediğine dair herhangi bir tespitin yer almadığı anlaşılmıştır. Yerel mahkemece bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin bozma ilamının gerekleri yerine getirilmekle birlikte davaya konu taşınmazın bulunduğu yerin sit alanı ilan edildiğine ilişkin koruma kurulu kararının, ilan ve tebliğe ilişkin tutanakların dosya arasına alınmadan ve keşif yapılmaksızın değerlendirme yapılarak İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün cevabi yazısında taşınmazın kentsel ve 3.derece arkeolojik sit alanında kaldığını bildirmesi üzerine sanığın sanığın tadilat yaptığı yerin sit alanı içerisinde yer aldığı, eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK'nın 184/1.maddeleri kapsamında kaldığı, TCK'nın 44. maddesi gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı hakkında hüküm kurulması gerektiği kanaatiyle 2863 sayılı Kanunun 65. maddesi uyarınca mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV.GEREKÇE VE KARAR 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, davaya konu taşınmazın kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığı belirlenmesine rağmen suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, 2-Dosya kapsamında ilgili kurul kararları ile ilan tutanaklarının yer almadığı dikkate alınarak, dava konusu taşınmazın sit alanında kalıp kalmadığına dair bilgi ve belgeler ile sit kararı ile ilan tutanaklarının ilgili kurumlardan talep edilmesi, olay yerinde fen, inşaat ve arkeolog bilirkişiler refakate alınıp, yeniden keşif yapılması, dava konusu eylemin niteliği, eylem neticesinde zarar meydana gelip gelmediği hususları tereddütsüz şekilde belirlenerek, zararın mevcudiyetinin tespiti durumunda sanığın 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1 cümlesi, uyarınca, eylemin zarara neden olmayan inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğunun tespiti halinde ise taşınmazın bulunduğu yerin bağlı olduğu idari birimin (belediye - il özel idaresi-büyükşehir belediyesi) bünyesinde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı araştırılarak, anılan büronun varlığı halinde 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10400, K. 2024/7253, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10400-e-2024-7253-k-914ec588d8fd