Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10237 E. 2025/2902 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10237
- Karar No
- 2025/2902
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/207 E., 2020/242 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle nedeniyle 1.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın gözaltından tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2400,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna, maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 30.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/35 Esas, 2019/44 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 21.01.2017- 02.02.2017 tarihleri arasında 12 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı vekiline 01.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen 3 aylık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, aynı konuda açılmış başka bir davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek, davacının 14/07/2017 tarihinde yayınlanarak yürülüğe giren 692 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, maddi tazminatın hesaplanmasında davacının göz altında kaldığı dönemden memuriyetten ihraç edildiği tarihe kadar maaşından yapılan kesintileri, hakkındaki davanın beraatle neticelenmesi sonrası bağlı olduğu kamu idaresinden talep edebileceği veya yetkili ve görevli idare mahkemesine konu ile ilgili yasal düzenlemelere uyulmadığı gerekçesi ile başvurması halinde maddi zararın hüküm altına alınabileceği dikkate alındığında davacının gözaltına alınıp serbest bırakıldıktan sonra 14/07/2017 tarihinde ihraç edilmesi nedeniyle herhangi bir maddi zararının bulunmadığından davacının maddi tazminat talebinin reddine manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Covid 19 salgın hastalığı nedeniyle 7226 sayılı yasanın geçici 1'nci maddesi ile 13.03.2020 - 15.06.2020 tarihleri arasında CMK'daki sürelerin durdurulduğu, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacağı düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekiline gerekçeli kararın 14.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 15 günlük temyiz süresinin son gününün durma süresine denk geldiği, bu halde durma bittikten sonra 17.06.2020 tarihinde yapılan temyiz başvurusun süresinde sayılması gerektiğinden tebliğnamedeki davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olmadığından bahisle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, manevi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.