Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10092 E. 2025/2941 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10092
Karar No
2025/2941
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1821 E. 2020/284 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacının temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutuklama nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 608,42 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın infaz tarihi olan 24/05/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı, davalı vekili ile Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemi yönünden hükmün kesin olması nedeniyle reddine, davacının temyiz istemi yönünden hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, tazminat koşulları oluşmadığından davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat ve vekalet ücreti miktarının fazla olduğuna ve davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, davacının temyiz sebepleri; mahkemenin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, tazminat hakkının yasada belirtildiği şekilde hatırlatılmadığından dava açma hakkının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat ettiği davanın kesinleşme şerhinin tebliğ tarihi olarak esas alınması gerektiğine, kabule göre hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/683 Esas -2018/399 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 21/07/2016 tarihinde Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından tutuklandığı, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu açısından; davacının 21/07/2016-24/05/2017 tarihleri arasında bu suçtan dolayı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinden fiilen infaz gördüğü ve davacı hakkında 24/05/2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmediği ancak davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan düzenlenen iddianamenin (iddianamenin alt kısmında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararla ilgili açıklama bulunmaktadır) 29/06/2017 tarihinde davacıya tebliği ile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karardan davacının haberdar olduğu ve bu tarihte tebliğ yapılmış sayılması gerektiği, davanın 10/10/2018 tarihinde CMK'nın 142/1. maddesi uyarınca yasal 1 yıllık süre geçtikten sonra açıldığından reddine, silahlı terör örgütüne üye olma suçu açısından; davacının 24/05/2017-06/06/2017 tarihleri arasında bu suçtan dolayı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinden fiilen infaz gördüğü, açılan kamu davası sonucunda İzmir 15.Ağır Ceza Mahkemesinin 11/07/2018 tarih 2017/683 Esas 2018/399 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 19/07/2018 tarihinde kesinleştiği,kesinleşme şerhinin 31/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu, ilk derece mahkemesince davacının talebinin kısmen kabulü ile 608.42 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekili ile Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davalı aleyhine kabul edilen toplam tazminat miktarının 3.608,42 TL olması sebebiyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE; B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10092, K. 2025/2941, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10092-e-2025-2941-k-b06330dff524