Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/9622 E. 2024/1623 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/9622
- Karar No
- 2024/1623
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/763 E., 2016/63 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. ve 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; suç vasfının bilinçli taksir olduğuna, süre tutum talebine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; süre tutum talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın, minibüs ile sokaktaki park yerinden geri geri çıkmak isterken, aracının özelliklerini de dikkate alarak görüş alanı dışında kalan kısımları kontrol etmediği, gözcü kontrolünde geri manevra yapması gerekirken, gözcü bulundurmadığı, kontrolsüz şekilde geri manevra yaparak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarıyla aracın hemen arkasında olan çocuk ...'i fark etmeyip üzerinden geçmek suretiyle çocuğun taksirle ölümüne asli kusurluyla neden olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, TCK'nın 50/4 üncü maddesi hükmü uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olduğu, dosya içeriğine göre, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK’nın 50. maddesi hükümlerinin "..TCK 50/4 maddesi uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilme imkanı da var isede suçlunun kişiliği sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özelikler, mağduriyetin boyutu nazara alındığında takdiren seçenek yaptırıma çevrilmemiş olay nedeniyle katılanın maddi ve manevi kaybının olduğunun açık olması, manevi acı dikkate alınamayacak ise de sanığın pişmanlık gösterip geçen sürede maddi mağduriyete ilişkin giderimde bulunmaması, somut pişmanlık emaresinin görülmeyişi karşısında hükmün açıklanması geri bırakılmamış meydana gelen eyleme uygun cezanın aşağıdaki gibi olduğu değerlendirilmiş.." şeklindeki gerekçede bir isabetsizlik görülmemekle tebliğnamede bu konu hakkında bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Büyükçekmece 4. Asliye Mahkemesinin kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.