Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4965 E. 2023/6070 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4965
Karar No
2023/6070
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2014/204 Esas, 2015/596 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2020 tarihli ve 2016/102258 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; Kusuru olmadığına ilişkindir. B.Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; Kusuru olmadığına ve ceza miktarına ilişkindir. C.Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; Eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. D. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Ceza miktarına, sanık ... ve Mehmet'in bilinçli taksirden sorumlu olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1. ...'in olay günü olan 30.11.2013 tarihinde işletmesinde çalıştığı patronu Şüpheli ...'un (yağ fabrikası sahibi) talimatı ile sevk ve idaresinde bulunan 35 M 0793 plaka sayılı kamyona yüklediği prina tabir edilen zeytinyağı fabrikası atığını Falaka Çayı'na dökmek üzere trafiğe çıktığı, Şüpheli ...'in kullandığı mülkiyeti Şüpheli ...'a ait bulunan kamyonun atık taşımaya uygun olmaması nedeniyle prinanın kamyon kasasından sızarak Falaka Çayı mevkiinde yola döküldüğü, akabinde sevk ve idaresindeki 35 E 1120 plaka sayılı kamyonet ile Bayındır İlçesi'nden Ödemiş istikametine doğru 35-28 İl yolunda seyir halinde bulunan Şüpheli ...'ın zikrolunan yerde kaygan zeminin de etkisiyle kontrolünü yitirerek Maktül ...'in kullandığı 09 U 4916 plaka sayılı otomobile çarptığı, (şerit ihlali neticesinde) Maktül ...'in künt kafa ve göğüs travmasına bağlı yaşamsal organların zarar görmesinden mütevellit dolaşım ve solunum sisteminin durması sonucu öldüğü anlaşılmıştır. 2. Soruşturma aşamasında kaza tespit tutanağı, kovuşturmada keşif trafik bilirkişi raporu,Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporu,Karayolları Fen heyeti raporu ile sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki 35 E 1120 plakalı kamyonet ile gündüz vakti, iki yönlü yolda seyri sırasında kaplama üzerine dökülmüş olan ve yolu kayganlaştıran zeytin pirinası nedeniyle kendi şeridi içerisinde kalacak şekilde tedbir alması, seyir istikametine hitaben bulunan hız tahdit levhalarını dikkate alarak kontrollü şekilde seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmış olup şerit ihlalinde bulunarak karşı istikamet şeridine girdiği anlaşıldığından meydana gelen kazada çarpma noktasının yeri ile fren izi uzunluğu gözetildiğinde dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu, diğer sanıklar ise yük taşıma işlerinde gereken tedbirlerin alınmaması ve kontrollerin yapılmadan trafiğe çıkılması suretiyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE Dosyada yer alan 30.11.2013 tarihli olay yeri inceleme raporu ve olay mahalli fotoğrafları incelendiğinde banket üzerine dökülmüş olan prina maddesinin bulunduğu, prinanın asfalt yol üzerine bulaşmış olduğu, dökülmüş olan prinanın kayganlaştırdığı yolda, sanık ..., seyir istikametinde kendisine hitap eden hız tahdit levhalarını dikkate almaksızın şerit ihlalinde bulunarak karşı istikamet şeridine girdiği sırada karşı yönden gelen araçla çarpışması sonucu ...'in öldüğü olayda; sanıklar hakkında tayin edilen temel ceza miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir. A.Bilinçli Taksire İlişkin Temyiz Talebi ve Tebliğnamede Bu Husustaki Bozma Görüşü Yönünden Sanıkların yük taşıma işlemi sırasında yola prina dökülerek kayganlaşmasına sebebiyet vermesi ve gereken önlemleri almamaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinde bilinçli taksir şartlarının oluştuğuna ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmaması karşısında Tebliğnamede bu yönden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Eksik İncelemeye, Ceza Miktarına ve Kusura İlişkin Temyiz Talebi Yönünden Yargılama aşamasında bilirkişi raporlarının, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin kusura ve eksik incelemeye ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin ve katılan vekilinin temel cezaya yönelik temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında temel ceza miktarının tayin edilmesi sırasında uygulanacak yasa maddesinin gösterilmemesi dışında hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 Tarihli ve 2014/204 Esas, 2015/596 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan 37/1 ibaresinin çıkarılarak yerine 85/1 ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/4965, K. 2023/6070, T. 28.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-4965-e-2023-6070-k-c887f6896d6e