Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/1609 E. 2024/1134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/1609
- Karar No
- 2024/1134
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi KARAR TARİHİ : 14.03.2016 SAYISI : 2015/1728 E., 2016/475 K. SUÇLAR : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükümlerin; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel mahkemece sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 50/1-a, 52/1-2-4. maddeleri uyarınca 14.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın eylemin özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında kaldığı ve anılan suçun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre karar verilme gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, katılanın şikayetten vazgeçtiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ayrıldığı sevgilisi olan şikayetçinin sonraki sevgilisi ile yaptığı mesajlaşma içeriklerini ve şikayetçiye ait resimleri şikayetçinin rızası dışında kendi facebook hesabından yayınlayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirne suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Ayrıldığı sevgilisi olan şikayetçinin sonraki sevgilisi ile yaptığı mesajlaşma içeriklerini ve şikayetçiye ait resimleri şikayetçinin rızası dışında kendi facebook hesabından yayınlamasına konu olayda; sanığın şikayetçiye ait haberleşme içeriklerini rızası dışında facebook üzerinden ifşa etmesi eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 132/2. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu, şikayetçiye ait olan fiziksel mahremiyetine ilişkin özel hayat kapsamında olan resimleri rızası dışında facebook üzerinden ifşa etmesi eyleminin ise aynı Kanun'un 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu, özel hayatın gizliliğini ihlal ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarının TCK'nın 139/1. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, şikayetçinin 17.03.2016 tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, sanığın da 27.04.2016 tarihli temyiz dilekçesi ekine şikayetçinin şikayetten vazgeçme dilekçesini ekleyerek vazgeçmeden haberdar olduğunu gösterdiği, vazgeçmeye açıkça karşı çıkmaması nedeniyle sanık hakkında değişen suç vasfına göre özel hayatın gizliliğini ihlal ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünde hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği sanık hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı Kanun'un 132/2. 134/2. 139/1. 73/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi.