Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/1269 E. 2024/2331 K. – Özel Hayatın

Konu: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1269
Karar No
2024/2331
Karar Tarihi
Konu
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3584 E., 2018/1010 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 135/1-2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan TCK 134/1-2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; taraflarına vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri;dava konusu olayın ceza zamanaşımına uğradığına, sanığın üzerine atılı suçun gerçekleşmediğine, uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; kız arkadaşı olan katılanla olan cinsel birlikteliklerini katılandan habersiz ve rızası dışında gizli kamerayla kaydeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 135. maddesindeki kişisel verileri kaydetmek suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu sabit görülmekle İlk Derece Mahkemesinin kişisel verileri kaydetmek suçuna yönelik verdiği karar kaldırılarak, eylemine uyan TCK'nın 134. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun aynı Kanun'un 139 uncu maddesi gereğince şikayete tabi olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre de; Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1980,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/1269, K. 2024/2331, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-1269-e-2024-2331-k-7c4b4b42c60a