Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12474 E. 2024/5842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12474
- Karar No
- 2024/5842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/95 E., 2015/1026 K. SUÇLAR : Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel mahkemece sanık hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 277/1, 277/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; suçun işlenmediğinin sabit olduğuna, delillerin takdirinde hatalı davranıldığına, mağdurun yargı görevi yapan konumunda olmadığına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın, oğlu ... hakkındaki suç isnadı nedeniyle tanık konumunda olan mağdurun kızının ifadesini değiştirmesi konusunda mağduru arayarak kızının ifadesini değiştirmesini, esrarı ... yada ...'tan değil yolda giderken bulduğunu söylemesini yoksa canlarının yanacağını söyleyerek baskı yapmasına konu olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 277/1. maddesindeki yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 69. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 277. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “veya yapılmakta olan bir soruşturmada,” ve “şüpheli veya” ibarelerinin madde metninden çıkarılması karşısında, suç tarihinde sanığın oğlu ... hakkında açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenle Torbalı 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.