Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12400 E. 2024/7730 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12400
- Karar No
- 2024/7730
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1282 E., 2016/1149 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında daha fazla gün ve yıl hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilmesi gerekirken eksik ceza tayini usul ve yasaya aykırı olduğuna, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere sanığın eylemi TCK. 22/3 maddesi düzenlenen bilinçli taksir kapsamında olmakla, bu maddenin uygulanmaması ve cezada artırıma gidilmemesinin bozmayı gerektirdiğine, yine en ufak pişmanlık göstermeyen ve gerçek dışı beyanlarda bulunan sanık hakkında TCK. 62. Maddenin uygulanmasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 08:01 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile meskun mahalde, gündüz vakti bölünmüş iki şeritli asfalt kaplama düşey güzergahı eğimli düz yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde sevk ve idare hatasıyla yolun sağında 3,3 metre genişliğindeki emniyet şeridi üzerinde durmakta olan ölen ...'ün idaresinde bulunan otomobile aracının ön kısmı ile arkadan çarpması ve sürüklemesi neticesi ...'ün ölümüne neden olduğu, mahkemece hükme esas alınan keşfe dayalı düzenlenen bilirkişi raporuna göre, sanık sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.