Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12199 E. 2024/108 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/12199
Karar No
2024/108
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi MÜŞTEKİLER : Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yumurtalık Belediye Başkanlığı SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili, müşteki Yumurtalık Belediye Başkanlığı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili, müşteki Yumurtalık Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın III. derece arkeolojik sit alanı içerisine izinsiz olarak yapı yaptırdığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanığın savunmasında, dava konusu yerin babasının 1980'li yıllarda yaptırdığını, kendisinin yapıda bir değişiklik yapmadığını ileri sürdüğü, tanık beyanının da yapının 1986 yılında sanığın babası tarafından yapıldığı yönünde olduğu, mahkemece 19.02.2016 tarihli keşif neticesinde alınan inşaat mühendisi ek bilirkişi raporunda da, dava konusu yapı ve önündeki sundurmanın yaşının 30 olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, suç tarihi "1986 yılı" olarak kabul edilmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin, 26.11.2015 havale tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.11.2006 tarihli, 2006/2-249-247 sayılı, 15.07.2008 tarihli, 2008/9-95-195 sayılı ve 19.10.2010 tarihli, 2010/9-149-105 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; 1-Müşteki Yumurtalık Belediye Başkanlığı vekilinin Temyiz Talebi Açısından; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; Yumurtalık Belediye Başkanlığı'nın, 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, Yumurtalık Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 2- Katılan ... ve Turizm Bakanlığı Vekilinin Temyiz Talebi Açısından; “1986” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan "1986 yılı" tarihinden itibaren 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı karar tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 11.01.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/12199, K. 2024/108, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-12199-e-2024-108-k-c4bd1f56a08a