Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12012 E. 2023/5669 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12012
- Karar No
- 2023/5669
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/660 E. 2016/383 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/660 Esas, 2016/383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.12.2020 tarihli ve 2016/303176 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, 3.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 4.Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1."Yapılan açık yargılama sonunda sanıkların savunmaları, katılan vekilinin iddiaları, olay yeri tespit tutanağı, rapor ve fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde olay tarihinde Çorum ili Merkez Kınık Köyü Arkaç mevkii Sivritepe bölgesinde devriye görevini yerine getiren jandarma görevlilerince tepe üzerinde ışık görmeleri üzerine yaptıkları kontrollerde sanıklar ..., ... ve ...'un kazı yaptıklarını tespit ettikleri, alan üzerinde define bulmak amacıyla açıldığı anlaşılan iş makinesi yapılmış eskiye ait bir kaçak kazı çukurunun bulunduğu, bu çukurun 7 metre genişliğinde 20 metre uzunluğunda 6-7 metre derinliğinde olduğu, sanıkların ise bu eski kaçak kazı çukuruna ilave olay olarak paletli bir kepçe ile yeniden kaçak kazı yaptıkları, sağa ve sola yeni kazı toprağının bulunduğunun tespit edildiği, sanıkların alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmedikleri ve toprak analizi için toprak aldıklarını beyan ettikleri, ancak gece saat 23:30 sıralarında toprak analizi için Doosan marka ekskalavatör ile toprak alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanıklar ..., ..., ...'ün kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeksizin suçüstü yakalanmış oldukları eylem dikkate alınarak izinsiz kazı yapmak suretiyle gerçekleştirdikleri suç bakımından müsnet 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan sanıklar ..., ..., ...'ün ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanıklar ..., ..., ... hakkında temel cezalar belirlenirken suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zaman dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak için bir sebep görülmediğinden alt sınırdan cezalar belirlenmesine, ancak, kazı veya sondajın yapıldığı yerin, sit alanı veya bu kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olmadığı anlaşılmakla verilen cezada 2863 sayılı Yasanın 74/1-son cümle gereğince indirim yapılmasına, ancak sanıklara atılı suçun 5271 Sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında kaldığı, sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı, suçun işlenmesi ile kamunun uğradığı maddi nitelikte bir zararın da bulunmadığı, mahkememizce sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda olumlu kanaate varıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin açıklanmasının ayrı ayrı geri bırakılmasına, Her ne kadar sanık ... hakkında iddianame ile 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanığın atılı suçu işlediğine diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair soyut iddia dışında, sanık savunmalarının aksini gösterir mahkumiyeti için yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, olay yerinde sanığın yakalanmamış olduğu, iş makinesi kiralamasının eylemi gerçekleştirdiği anlamına gelmeyeceği, suç ve cezaların kişisel olduğu, her hukuk devletinde kabul edilen ve masumluk karinesi ile sıkı bir ilgisi bulunan şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre yapılan ceza muhakemesinin sonunda fiilin sanık tarafından işlendiğinin yüzde yüz açıklığa ulaşmadığı, bu durumda mahkumiyet kararının verilemeyeceği, Anayasa'nın 38/4, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 11, İnsan Hakları ve Avrupa Sözleşmesinin 6/2, Medeni ve Siyasi haklar sözleşmesinin 14/2 maddelerinde açıkca belirtilmiş olup, bu ilkenin kabul edilmesinin sebebinin de bir suçlunun cezasız kalmasının bir masumun mahkum olmasına tercih edilmesinden kaynaklandığı, atılı suçun işlendiği yönünde iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk kuralı gereğince sanık ...'nun atılı suçtan suçun sabit olmaması nedeniyle beraatine, 20/08/2015 tarihli yedi emin tutanağı ile yedi emin olarak ...'ya teslim edilen Doosan marka ekskavatörün iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu anlaşılmakla müsaderesine yer olmadığına ve karar kesinleştiğinde ...'ya iadesine karar verilmesi gerektiği yolunda duruşma sonucunda tam bir vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " denilmektedir. 2. Sanık ... savunmasında; "Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, ben kepçe operatörü olarak çalışıyorum, ruhsatı kendi adıma kayıtlı birde kepçem vardır, olay tarihinde arkadaşım ... iş makinesini çiftlikte toprak analizi için kullanacağını söyleyerek benden istedi, arkadaşım olduğu için herhangi bir ücret almadan çalıştığım iş yerine gelip iş makinesini tıra yükleyerek ...' un götürmesini sağladım, ...' a da sabah erken saatte iş başı yapmam gerektiğini ve kepçeyi erken getirmesini söyledim, daha sonra eve geçtim gece beni 02:30'da jandarma aradı üzerime kayıtlı bulunan kepçe ile ilgili bir sıkıntı olduğunu söyledi, bende ruhsatımı alıp Hamdiköy karakoluna gittim, karakola vardığımda arkadaşım olan ... ile tanımadığım birkaç kişinin kaçak kazı yaparken benim kepçemin kullanıldığını söylediler, bende kepçenin ruhsatını gösterip yedemin olarak teslim aldım, olaya benim dahilim bu şekildedir, kaçak kazıya ben karışmadım, diğer sanıkların kaçak kazı yapıp yapmadıklarını bilmiyorum, atılı suçu kabul etmiyorum, öncelikle beraatimi isterim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim." demiştir. 3. Temyiz dışı sanık ... savunmasında; "Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, ben savunma yapmak istemiyorum, önceki ifademin okunmasını istiyorum, dedi, sanığa 20/08/2015 tarihinde jandarma ifadesi okundu soruldu.Sanık beyanında, hazırlık beyanım doğrudur, bana aittir, amacımız topraktan örnek almaktı, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, öncelikle beraatimi isterim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim."demiştir. 4. Temyiz dışı sanık ... savunmasında; "Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, ben iddianameyi okundum, söz konusu komple bizim kazdığımız yazılmış, biz 1 metre kadar kazdık, makine bozuldu, zaten jandarmada bunu biliyor, toprak örneği alacaktık, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, öncelikle beraatimi isterim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim." demiştir. 5. Temyiz dışı sanık ... savunmasında; "Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, olay tarihinde arkadaşlarım olan ..., ... ve ben toprak analizi yapmak amacı ile iddianamede belirtilen tepeye gittik, yanımızda ... yoktu, ...'ya ait olan kepçe ile çalışmaya başladığımız sırada Jandarma görevlileri bizi durdurdu, amacımız toprak analizi yapmak idi, define aramak gibi bir niyetimiz de yoktu, toprak kıymetli çıkarsa araziyi satın alacaktık, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, öncelikle beraatimi isterim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim, dedi. Sanık ...'dan soruldu, orası daha önceden kazılmış, bizde bunu duyduk belki birşey çıkar diye denemek istedik, ...'in olaydan haberi yoktu, kepçeyi istedik verdi, olay yerine bile gelmedi, kendisine birşey söylemedim, tam başladığımız sırada jandarmalar bastı, daha tam başlayamadık bile olaydan dolayı pişmanız, daha önce doğruları söyleyemedim, şu anda doğruları söylüyorum." demiştir. IV. GEREKÇE 1.Sivri tepe bölgesinde kazı yapılacağı yönünde alınan duyum üzerine olay günü saat 01.00 sıralarında kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, 3 kişinin kepçe ile kazı yaptığı, bu kişilerin ..., ... ve ... oldukları, kazı çukurunun 1,5 m derinliğinde olduğu hususlarının tespit edildiği, sanık ...'ın aşamalardaki beyanlarında, kepçe operatörü olduğunu, arkadaşı ...'un kepçe lazım olduğunu söylediğini, bunun üzerine kendisine ait kepçeyi ödünç verdiğini, diğer sanıkların kazı yaptığını bilmediğini, üzerine atılı suçu kabul etmediğini beyan ettiği, temyiz dışı sanıkların da beyanlarında kepçeyi Hasan'dan ödünç aldıklarını beyan ettikleri dosya kapsamında, sanığın olay yerinde suç üstü yakalanmadığı, üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/660 Esas, 2016/383 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.