Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11487 E. 2024/116 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11487
- Karar No
- 2024/116
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/358 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; 1.Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Gerekli incelemeler yapılmadan karar verildiğine, 3.Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Yerel mahkemenin Kabulü;"İddianame içeriği, sanığın savunmaları, katılan beyanları ve tüm dosya kapsamından; Her ne kadar sanık ... hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan dolayı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. Somut dosyada sanığın aksi ispatlanamayan savunması ve katılanın şikayet beyanını içeren ifadeleri ile sanığın savunmasının aksini kanıtlar iddia dışında delil olmaması birlikte değerlendirilerek zan ve tahmine dayalı mahkumiyet kurulamayacağına ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatları ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denmiştir. B. Sanık savunmasında; " ... ile yakın köylerde oturmaktayız, birbirimizi eskiden beri tanırız, ben ...'nin herhangi bir arsasını kazmadım, ben daha önce heveslendim 2014 yılının sonuna doğru televizyondan bir alet aldım, o aletle köyün çevresinde dolandım daha sonra aleti kırıp attım ancak herhangi bir yeri kazmadım. ... beni telefonla arayıp küfürlü konuştu ve küfürler eşliğinde "gel kazdığın yeri kapat" dedi ancak ben ona benim böyle birşey yapmadığımı söyledim iddianamede yazıldığı şekilde "yarın gelir kapatırım" demedim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Benim duyduğum kadarıyla kazıldığı söylenilen yeri ... kendisi kazmış bunu bana benim köylüm olan Aşdağul köyü Şirinevler Mah. Ortaköy/Çorum adresinde oturan Murat Boyacı söyledi, şahitlik edeceğinide belirtti. Şahit olarak Murat Boyacı'nın dinlenilmesini isterim, ben suçlu değilim üzerime atılı suçu ben işlemedim beraatimi talep ederim dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE 18.03.2015 günü komutanlık ihbar hattını arayan ...'nin İncesu köyü'nde bulunan tarlasının sanık ... tarafından define bulmak amacıyla kazıldığını beyan etmesi üzerine kolluk görevlilerince aynı gün olay yerine gidildiği, olay yerinde iki adet kazı çukurunun tespit edildiği, başkaca suç unsuruna rastlanılmadığı, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği böylelikle müştekinin soyut iddiaları dışında sanığın savunmasının aksine cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği anlaşılmakla, mahkemenin sanık hakkında vermiş olduğu beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/358 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.