Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/4150 E. 2024/3250 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2019/4150
Karar No
2024/3250
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/327 E. 2018/544 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet i TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Pazar ( Rize ) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2014 tarih, 2013/397 Esas, 2014/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 29/06/2017 tarih, 2015/13122 Esas, 2017/5659 Karar sayılı bozma ilamında; "Rize ili, ... ilçesinde, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 31/10/1991 tarih ve 1185 sayılı kararı ile tescil edilip, 27/06/1992 tarih ve 1404 sayılı kararı ile sınırları ve dereceleri belirlenen doğal sit alanı ile yine aynı kurulun 19/05/1998 tarih ve 3148 sayılı kararı ile tescil edilen doğal sit alanının bulunması karşısında, dosya kapsamında mevcut 30/04/2014 tarihli fen bilirkişi raporunda koordinatları belirtilen suça konu 428 ada, 1 numaralı orman parselinin, doğal sit alanlarının sınırları içerisinde kalıp kalmadığının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden sorulmak ve gerekirse fen bilirkişi refakatinde yeniden keşif yapılıp, bölgeye ilişkin tüm sit haritaları olay yerine uygulanmak suretiyle tereddütsüz şekilde tespiti ile sonucuna göre sanığın alana izinsiz müdahale oluşturan tek katlı baraka yapma eylemine ilişkin olarak hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve suça konu yapının nitelikleri itibariyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik hatalı değerlendirme ile beraate dair hüküm tesisi, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2018 tarih, 2017/327 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 10.04.2019 tarih, 2019/13563 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, yapı kayıt belgesi alındığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece,Yargıtay bozma ilamı sonrasında 25/05/2018 tarihinde yapılan keşif sonrası alınan fen bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın Y=678386 X=4536174 koordinatlarına dayalı olarak 1/25000 ölçekli memleket haritasında gösterildiği, düzenlenen kroki ve elde edilen verinin bilgisayar ortamında kadastro paftası ile çakıştırıldığı, dava konusu yerin ... İlçesi... Mahalles...mevkiinde bulunan 428 ada 1 nolu orman parseli sınırları içerisinde kaldığı, söz konusu arazinin devlet ormanı vasfında maliye hazinesi adına kayıtlı olduğu, söz konusu yapının yüz ölçümünün 19.00 m2 olduğu, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 19/05/1998 gün ve 3148 sayılı kararı ve bu karara ekli 1/25000 ölçekli memleket haritasının dava konusu taşınmaza uygulandığında 1. derece doğal sit alanı içerisinde tespit ve tescil gören alanlar içerisinde kaldığının tespit edildiği, sanık ...'nin herhangi bir kurumdan izin almaksızın Rize İli ... İlçesi Yukarı... Mahalles...Mevki 428 ada, 1 nolu parsel üzerinde yapı inşaa ettiği, sanığın alınan savunmasında suça konu yapıyı kendisinin yaptığını kabul ettiği, suça konu alanın sit alanı olarak ilan edildiğine dair gerekli bildirimlerin yapılmış olması ve ayrıca bölgenin sit alanı içerisinde kaldığının yörede yaygın olarak bilindiğinin kabulü ile sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kültür ve Tabit Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65/1. maddesinde belirtilen suçun maddi ve manevi unsurlarını inşai ve fiziki müdahale yapmak suretiyle yerine getirerek suç işlediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR 2863 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanun'un 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanunu'na 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanun'a tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanun'un 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve sanık müdafiinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/4150, K. 2024/3250, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2019-4150-e-2024-3250-k-845dd94cf26f