Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/10377 E. 2024/3248 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/10377
- Karar No
- 2024/3248
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi MAHKEMESİ: İscehisar Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/214 E. 2019/70 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2014 tarih, 2016/246 Esas, 2018/3248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 22/03/2018 tarih, 2016/246 Esas, 2018/3249 Karar sayılı bozma ilamında; "Sanığın, Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 11/02/1999 tarih ve 766 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik ve 1. derece doğal sit alanı olarak tescil edilip, Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21/06/2007 tarih ve 1984 sayılı kararı ile sit derecesi 2. derece arkeolojik ve 1. derece doğal sit alanı olarak belirlenen bölgedeki tapulu taşınmazda intikal nedeniyle iştirak halinde mülkiyet sahibi olduğu, taşınmaz üzerinde sanık tarafından izinsiz gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahalelerden dolayı 13/11/2011 tarihli iddianame ile dava açıldığı, İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/143 Esas, 2013/108 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama kapsamında 24/04/2012 tarihinde keşif icra edildiği; Keşfe katılan inşaat bilirkişisince düzenlenen raporda; tek katlı, badanalı, yığma kagir yapının konut olarak kullanıldığının, bahse konu yapının üzerine inşa edilen ilave katın ve teraslı çatı katının yalnızca pencere ve kapı boşlukları bırakılarak duvarlarının örüldüğünün, sıvasının yapılmadığının, dolayısıyla kaba inşaat aşamasında kaldığının, yapı taşıyıcı malzemesi olarak kullanılan blok tuğla malzemenin canlılığı ve ağır yıpranmaya uğramamış olması sebebiyle, teraslı çatı katı altında bulunan katın en fazla 2 sene önce yapılmış olabileceğinin belirtildiği, aynı keşfe katılan arkeolog bilirkişi raporunda da, oturulur vaziyette olan ilk katı sıvalı, ikinci katı ise tuğla duvar örgülü, sıvasız ve kaba inşaat halinde olup, üst örtüsü yarı kısmına kadar kiremit kaplı, bir kısmı üzerinde de teras ve üzeri sac malzeme ile sundurma şeklinde kapatılmış durumda yapının varlığından söz edildiği; İnceleme konusu dosyada, 26/03/2013 tarihli iddianame ile sanık hakkında, sit alanında ruhsat almadan kaçak inşaat yaptığı iddiasıyla dava açıldığı, 07/02/2014 tarihinde icra edilen keşif sonrası inşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; kaba inşaat halinde bırakılan katların sıva ve boya işlerinin yapıldığının, kapı ve pencerelerin takıldığının, elektrik ve mekanik tesisat imalatlarının tamamlanmış ve kullanılır olduğunun belirtildiği, İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/143 Esas, 2013/108 Karar sayılı dosyası kapsamında 24/04/2012 tarihinde icra edilen keşfe de katılmış olan arkeolog bilirkişi raporu ile de, inşaatın ilerletilerek bitirildiğinin, ikinci katın oturulur duruma getirilmiş, sıvanmış ve boyanmış olduğunun, terasın olduğu kısım da dahil yapının tamamen sıvanıp boyanmış halde bulunduğunun belirlendiği anlaşılmakla; Sanığın, 13/11/2011 tarihli iddianame ile dava açılıp hukuki kesinti gerçekleştikten sonra, kaba inşaat halindeki yapıda çalışmalara devam ederek, 07/02/2014 tarihli keşifte gözlemlendiği üzere yapının ikinci katı ile çatı katını kullanılır duruma getirdiği, inşai faaliyetin aşamalarının, gerek incelenen dosyada gerekse dosya içerisine alınan İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/143 Esas, 2013/108 Karar sayılı dosyasında mevcut fotoğraflardan açık bir şekilde görüldüğü, dolayısıyla, hukuki kesintiden sonra yapılan müdahalelerin yeni bir suç oluşturacağı ve sanığın 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, “sanığın ceza aldıktan sonra söz konusu inşaatın çatısını ve sıvalarını yaptırdığı, bu eylemlerin yeniden inşai bir faaliyet kapsamına girmediği, devletin söz konusu inşaatı verilen ceza sonrasında yıkmamış olması neticesinde vatandaşın suça devamına göz yumduğu” şeklindeki isabetsiz gerekçe ile beraat hükmü tesisi kanuna aykırı, 2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “26/02/2013” şeklinde gösterilmesi," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2019 tarih, 2018/214 Esas, 2019/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 21.06.2019 tarih, 2019/54420 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç kastı olmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanığın, 13/11/2011 tarihli iddianame ile dava açılıp hukuki kesinti gerçekleştikten sonra, kaba inşaat halindeki yapıda çalışmalara devam ederek, 07/02/2014 tarihli keşifte gözlemlendiği üzere, yapının ikinci katı ile çatı katını kullanılır duruma getirdiği, inşai faaliyetin aşamalarının, gerek incelenen dosyada gerekse dosya içerisine alınan Mahkememizin 2011/143 Esas, 2013/108 Karar sayılı dosyasında mevcut fotoğraflardan açık bir şekilde görüldüğü, dolayısıyla, hukuki kesintiden sonra yapılan müdahalelerin yeni bir suç oluşturacağı ve sanığın 2863 sayılı Kanun'un 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesi uyarınca üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna rağmen, sanığın hükme yönelik temyiz yoluna başvuru süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, Mahkemece hükmün yasa yolu kısmında temyiz yasa yoluna başvuru süresi 15 gün olarak belirtilerek yasa yolunun yanlış gösterilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak, "Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun kararda gösterilmemesi, " hususu Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (9) nolu bendinin devamına "5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususlarının sanığa ihtarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.