Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/4019 E. 2013/25390 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/4019
- Karar No
- 2013/25390
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle yaralama Hüküm :5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 226/2. maddesinde cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâllerin, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiği düzenlenmiş olup; sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemine ilişkin iddianamenin anlatım kısmında, kaza sonucu mağdurun hayat fonksiyonlarını (4.) derecede etkileyecek mahiyette kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığının belirtilmiş olması ve iddianame okunarak sanığın usulüne uygun savunmasının alınmış bulunması karşısında; ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkan ve sanık tarafından bilinmeyen bir halin mevcudiyetinden söz edilemeyeceği gibi, suçun hukuki niteliğinin de değişmemiş olduğu anlaşılmakla; mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca tayin olunan temel cezada, aynı Kanunun 89/2-b. maddesi uyarınca arttırım yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak; Katılanın vücudunda kemik kırıkları oluşacak derecede yaralanmış olmasına rağmen TCK’nın 89/1. maddesi gereğince tayin edilen temel cezanın aynı Kanun’un 89/2-b maddesi yanı sıra 89/2-e maddesinin de gösterilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (2.) bendindeki “-e” ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.