Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/24010 E. 2013/23329 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/24010
- Karar No
- 2013/23329
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Taksirle ölüme neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/11/2012 tarihli ve 2012/73745 soruşturma, 2012/37197 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2013 tarihli ve 2013/194 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 20/08/2012 tarihinde meydana gelen ve...'ın ölümü ile neticelenen trafik kazasına ilişkin olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen anılan takipsizlik kararına karşı şikayetçi vekilinin verdiği 26/11/2012 tarihli itiraz dilekçesinin, şüpheli ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazları da içerdiği gözetilmeden, itiraz konusu hakkında bir karar verilmesi gerektiği cihetle, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 23/07/2013 gün ve 94660652-105-34-6432-2013/11882/47476 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2013 gün ve 2013/257308 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; şüpheli ...'ın, olay tarihi olan 20.08.2012 günü, yönetimindeki aracı ile, ...istikametinden... istikametine doğru seyir halindeyken, olay yeri olan İDO işletmeleri yaya üst geçidinden 19 metre sonra, karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya...'a çarparak ölümüne neden olması şeklinde gelişen olayda, ölenin babası olan müşteki ...'ın, vekili aracığıyla gerek şüpheliden, gerekse Büyükşehir Belediyesi görevlilerinden şikayetçi olduğu, soruşturma sırasında üç kişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda, kazanın oluşumunda, şüpheli ...'ın ve Büyükşehir Belediyesi görevlilerinin kusurunun olmadığı, ölenin ise tamamen kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmesi üzerine, savcılık tarafından 03.11.2012 tarihinde, Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevlileri hakkında, soruşturmanın 4483 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülmesi gerektiği ve soruşturma usullerindeki farklılık nazara alınarak ayırma kararı verildiği, bu yöndeki tahkikatın ayrı bir soruşturma numarasına kaydedildiği, yine aynı tarihte, şüpheli ... hakkında da kusuru bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, takipsizlik kararına karşı müşteki vekilinin verdiği itiraz dilekçesinin, şüpheli ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazları içerdiği, her ne kadar müşteki vekili itiraz dilekçesinde, Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevlileri hakkında da kusurları olduğu yönünde ifadeler kullanmış ise de, bu beyanlarının kendisine tebliğ edilmeyen ayırma kararından haberdar olmamasından kaynaklandığının anlaşıldığı, müşteki vekilinin itiraz dilekçesinin eksik incelemeye, tanık dinlenilmemesine ve adli tıp kurumundan kusur konusunda rapor aldırılmasına yönelik olup itiraza konu takipsizlik kararının şüpheli ... hakkında verilmiş olması karşısında, itiraz konusu hakkında bir karar verilmesi gerektiği halde, itiraz konusunda verilmiş bir kovuşturmaya yer olmadığına kararı olmadığından bahsedilerek, işin esasına girilmeden itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden; Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği yerinde görüldüğünden, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2013 tarihli ve 2013/194 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.