Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/16792 E. 2013/21576 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/16792
- Karar No
- 2013/21576
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/2, ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2008 tarihli ve 2007/40 esas, 2008/223 sayılı kararının Dairemizin 16/10/2012 tarihli ve 2012/467 esas, 2012/21903 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 07/01/2013 tarihli ve 2013/27 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 06/02/2013 tarihli ve 2013/253 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; Dairemizin 16/10/2012 tarihli ve 2012/467 esas, 2012/21903 sayılı kararı ile onanan Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/40 esas, 2008/223 sayılı kararının 21/10/2008 tarihi itibariyle yargılanmanın yenilenmesine konu Ağlasun Sulh Ceza Mahkemesinin 29/04/2009 tarihli ve 2008/71 esas, 2009/42 sayılı kararının henüz mevcut olmaması nedeniyle, kararı hüküm tarihindeki hukukî durumuna göre değerlendiren onama kararının mahkûmiyet hükmünün dayanağı olarak Ağlasun Sulh Ceza Mahkemesinin anılan kararını kapsamadığı; yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddi ile sanık ... hakkında hem taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçunu işlediği hem de bu suçu işlemediği gerekçesi ile verilen iki ayrı çelişen mahkûmiyet hükmünün ortaya çıkması sonucunun doğduğu ve bu nevi hukuka aykırılıkların giderilmesinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla bertaraf edilebileceği değerlendirilmiş; ...'nın azmettirmesi ile onun suçunu üstlendiği ve gerçekte taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçunun faili olmadığı Ağlasun Sulh Ceza Mahkemesinin 29/04/2009 tarihli ve 2008/71 esas, 2009/42 sayılı ilamı ile tebeyyün etmiş bulunması karşısında, oluşan bu statünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/l-(e) maddesi anlamında "yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte..." sanık lehine yeni bir durum olduğu gözetilerek yargılamanın yenilenmesi talebinin esastan incelenmesi suretiyle anılan kararın kesinleşecek neticesine göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine, reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 17/06/2013 gün ve 94660652-105-15-3338-2013/ 10024/38530 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2013 tarih ve 2013/225153 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2008 tarih ve 2007/40 esas 2008/223 karar sayılı ilamı ile, talepte bulunan hükümlü ... hakkında taksirle öldürme suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verildiği, kararın temyizi üzerine Dairemizin 16/10/2012 gün ve 2012/467 esas 2012/21903 sayılı kararı ile, hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmı düzeltilerek onanarak kesinleştiği, hükmün infazı sırasında hükümlü vekili 02.01.2013 tarihli dilekçe ile dosya kapsamında yeni olay ve yeni delil olduğundan yargılamanın yenilenmesini, hükümlü hakkında verilen infazın ertelenmesini ya da infazın durdurulmasını talep ettiği, Burdur Ağır Ceza Mahkemesi tarafından itirazın reddine karar verilip bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 06/02/2013 tarihli ve 2013/253 değişik iş sayılı kararı ile itirazın da reddine karar verilmiş ve hükümlü vekilinin istemi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbarda bulunulmuş ise de; hükümlünün taksirle öldürme suçundan aldığı cezanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesinin (1.) fıkrasının (e) bendinde “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” bu durumun yargılamanın yenilenmesi nedeni sayılacağı belirtilmişse de, kanun yararına bozma talebinde belirtildiğinin aksine, Dairemizin temyiz incelemesi sırasında, Ağlasun Sulh Ceza Mahkemesinin 29/04/2009 tarihli ve 2008/71 esas, 2009/42 sayılı ilamı ile hükümlü hakkında suç üstlenme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da değerlendirildiği, temyiz incelemesi sırasında bu karara dayanak olan sanık ve tanıkların beyanlarının inceleme konusu yapıldığı, kaldı ki, sanığın asli kusurlu hareketi ile neden olduğu tespit edilen kazadan yaklaşık (15) gün sonra, hastaneden taburcu olarak Ağlasun Cumhuriyet Başsavcılığına başvurup beyanda bulunan katılan mağdur ...'in 19.01.2007 tarihli ifadesinde “... kamyonu kullanan şahıs şoför olan ... değil, kamyonun asıl sahibi olan... idi. Ben kendisini bizim eve uzlaşmak için kendileri geldiğinde de teşhis ettim. Kamyonu... kullanıyordu. Kendisini ehliyeti olmadığı için ...'ın kamyon kullandığını söylediğini tahmin ediyorum. Ancak ehliyeti olsa da ben...'nın kamyonu kullandığını gördüm ....” şeklinde beyanda bulunduğu, mağdur katılanın bu iddiasının aksine delil bulunmadığından, Ağlasun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 01/02/2007 tarih ve 2007/1 Soruşturma numarası ile, ek takipsizlik kararı verildiği ve sonuç olarak hükümlü ... hakkında dava açıldığı, temyiz incelemesi sırasında ek takipsizlik kararının da gözetilip, sanığın diğer temyiz itirazları ile birlikte, kazaya karışan kamyonu...'nın kullandığına ilişkin itirazlarının da reddine karar verildiği, temyiz incelemesi sırasında UYAP'tan yapılan incelemede de, Ağlasun Sulh Ceza Mahkemesinin 29/04/2009 tarihli ve 2008/71 esas, 2009/42 sayılı ilamı ile, suç üstlenmeye azmettirme suçundan sanık... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün de, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24/12/2012 tarih ve 2011/14807 esas, 2012/31737 karar sayılı ilamı ile “ ... Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2008 tarih ve 2007/40-2008/223 sayılı kararı neticesinde, sanık ...'ın 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkum edildiği kararın halen temyiz incelemesinde olması, aracın gerçek sürücüsü olup olmadığı konusunda birbirleri ile çelişen farklı kararlara meydan verilmemesi ve kaza olayının failinin ilgili yargılamada belirleneceği gözetilerek, Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmaması ....” nedeniyle bozulmasına karar verildiği, ... hakkında suç üstlenmeye azmettirme suçundan açılan davada kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, hükümlünün taksirle öldürme suçundan yapılan yargılama sırasında, dinlenmesini talep etmediği, ayrıca soruşturma ve kovuşturma aşamalarında kamu tanığı olarak hiç dinlenilmeyen tanıkların beyanına dayalı olarak Ağlasun Sulh Ceza Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ve bu tanık beyanlarının, temyiz incelemesi sırasında değerlendirilip temyiz itirazlarının reddine karar verildiğinden yeni delil kapsamında değerlendirilemeyeceği ve salt bu nedenle yargılamanın yenilenmesine karar verilemeyeceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.