Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/16168 E. 2013/29341 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/16168
Karar No
2013/29341
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 54. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihinde yapılan bir ihbar üzerine sanıkların Kırklareli İli,Vize İlçesi, Pazarlı Köyü, Sivrikayalar Mevkiinde bulunan, Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10/07/2009 tarih ve 6444 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan suça konu taşınmazda, birincisi 120 cm derinliğinde, 180 cmx130 cm ebatlarında, ikincisi 30 cm derinliğinde, 70 cmx110 cm ebatlarında, üçüncüsü 70 cm derinliğinde, 150x115 cm ebatlarında olmak üzere üç ayrı noktada kazı yaptıkları sırada suçüstü yakalandıkları, olay mahallinde bulunan kazı aletlerine el konularak adli emanete alındıkları, sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında, üzerlerine atılı suçu işlediklerini tevil yollu ikrar ettikleri, tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların sit alanı içerisinde yer alan suça konu taşınmazda izinsiz kazı yaparak 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesine muhalefet ettiklerinin sübuta erdiği anlaşılmakla, 1-Sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'in, asli değil feri fail olduğuna, giderilmesi gereken bir zarar mevcut olmamasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının (5) numaralı paragrafının sanık ... yönünden “ 5237 sayılı TCK'nun 53/1-a, b, d ve e bendlerinde öngörülen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın mahkumiyetlerine ilişkin hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ..., ... ve ...'ın; suça konu yerin sit alanı içerisinde yer aldığını bilmelerinin mümkün olmadığına, aşamalarda pişmanlıklarını dile getirmelerine rağmen lehe Kanun maddelerinin haklarında uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-5237 sayılı TCK’nın 51. maddesindeki ertelemeye ilişkin düzenlemenin sanıklar haklarında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, bu itibarla tekerrüre esas sabıkaları bulunmayan, yargılamayı sürüncemede bırakacak bir davranışları ile dosyaya yansıyan olumsuz kişillikleri belirlenemeyen sanıklar haklarında, “suç işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık göstermedikleri gibi tekrar suç işlemeyecekleri konusunda olumlu bir kanaat oluşmadığı” şeklinde yerinde olmayan gerekçe ile cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, 2-5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/16168, K. 2013/29341, T. 17.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-16168-e-2013-29341-k-5366f5917484