Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/31663 E. 2013/17378 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/31663
- Karar No
- 2013/17378
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 53, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hapis cezasının ertelenmesi 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihinin, hükme esas alınan fen ve inşaat mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 2008 yılı olduğu gözetilmeksizin, gerekçeli karar başlığında 04/08/2009 şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Sanık tarafından, Adana Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 22.10.1996 tarih ve 2620 sayılı kararıyla belirlenen 1. derece doğal sit alanında bulunan, Reyhanlı İlçesi, Yenişehir Mahallesi, kısmen 250, 275, 807 parseller üzerinde yer alan suça konu taşınmazda, yaklaşık 1000 metre karelik bir alanın beton ve tahta duvarlarla çevrildiği, bahse konu alanın taban kısmının tamamen betonla kaplandığı hususlarının tespit edildiği, fen ve inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından ortak olarak düzenlenen rapor ile sanık tarafından tutanak tarihinden sonra eyleme devam edilerek, suça konu inşaatın düğün salonu olarak kullanılmak üzere dizayn edildiğinin, etrafının briket duvar ve ahşap lambiri ile çevrili olduğunun, briket duvarların belli mesafelerle atılmış betonarme kolonlar ve betonarme olarak yapılmış hatıl temel üzerine oturtulduğunun, zemine demirsiz beton döküldüğünün, söz konusu alanda yığma olarak yapılmış briket duvarlı, sıvalı, üstü eternit çatılı 1 adet oda ve 2 adet wc yapıldığının, dava konusu uygulamaların 1 veya 2 yıllık olduğunun belirlendiği, sanığın aşamalarda alınan savunmasında suçlamayı kabul etmediği anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-2863 sayılı Kanunun 57/9. maddesine göre, koruma amaçlı imar planı onaylanmış sit alanlarında, taşınmaz kültür varlığının bulunduğu parseller dışındaki inşai ve fiziki müdahalelerin, koruma amaçlı imar planı hükümleri doğrultusunda, bünyesinde Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları kurulmuş idarelerin izin ve denetimi ile yapılacağı, eğer idarenin bünyesinde Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu kurulmamış ise, sözü edilen iznin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan alınması gerektiği, sit alanı olarak tescil edilmiş bir bölgenin, koruma amaçlı imar planı da onaylanmış olursa, bu bölgedeki yapılaşma ya da onarım faaliyetlerinin belirtilen plan çerçevesinde gerçekleştirilebileceği, başka bir deyişle, koruma amaçlı imar planı onaylanmış sit alanlarının imara açık bölgeler olduğu, ancak, bu bölgelerde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabilmek için izin sürecinin işletilmesi gerektiği, izin alınmaksızın ya da izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapılması ile inşai ve fiziki müdahale gerçekleştirilmesi halinde, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi ile yaptırım altına alınan suçun oluşacağı, somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde, 1. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan taşınmazın bulunduğu bölgenin koruma amaçlı imar planı mevcut ise, sanığın izinsiz yaptığı eylemin 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesine temas eden suçu oluşturacağı, aksi takdirde aynı Kanunun 65/b maddesinde düzenlenen suçun gündeme geleceği, bu bakımdan, inşai müdahalenin gerçekleştirildiği 1. derece doğal sit alanı için yürürlükte olan koruma amaçlı imar planı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, 2-5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağının, diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar belirtilen hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.