Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/27463 E. 2013/1319 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/27463
- Karar No
- 2013/1319
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca davanın reddi 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında açılan kamu davasının reddine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında 27/02/2008 tarihli iddianame ile, tamamı kentsel sit alanı içerisinde yer alan ... Köyü, 2404 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tescilli binanın dış cephesine taş kaplama yapıldığı iddia edilerek dava açıldığı, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamanın dayanağını oluşturan 23/07/2004 tarihli iddianamede ise, aynı taşınmaz üzerindeki samanlık vasıflı iki katlı bina ev vasfına çevrilerek, üzerine bir kat daha ilave edildiğinin belirtildiği, suç yeri aynı olmakla birlikte, her iki dava dosyasının konusunu birbirinden farklı eylemlerin oluşturduğu, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüp, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 11/05/2009 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşen, zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararının, incelenen dosya bakımından kesin hüküm teşkil etmediği, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair kararda isabet bulunmadığı; Diğer yandan, sanığın aşamalarda yaptığı savunmalarda, suça konu yere 1991 yılından sonra herhangi bir inşai ya da fiziki müdahalede bulunmadığını beyan ettiği, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılama kapsamında yapılan keşfe de iştirak eden mimar bilirkişinin düzenlediği 23/06/2010 tarihli ek raporda, sanığa ait binadaki dış cephe kaplaması ile ahşap bordürle çevreleme uygulamalarının, sözü edilen dosya içerisinde mevcut fotoğraflarda da görüldüğünün, başka bir deyişle suça konu imalatların yapıldığı tarihin, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamaya konu eylemlerin gerçekleştirildiği tarih ile aynı olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 1991 yılından itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, 16/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.