Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/26877 E. 2013/24478 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/26877
- Karar No
- 2013/24478
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Hüküm : TCK'nın 179/2-3, 62/1, 50/1-a, 52, 50/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin süre tutum dilekçesinde belirttiği herhangi bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Olay günü 238 promil alkollü belirlenen sanığın, sevk ve idaresindeki aracı park ettiği cadde üzerinden geri manevrayla çıkarırken başka bir araca çarparak maddi hasarlı kazaya sebebiyet vermesi şeklinde gelişen olayda; mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 27.05.2010 tarih 2010/272-504 Esas ve Karar sayılı kararla sanığın TCK'nın 179/2-3, 62/1. maddelerinin tatbiki suretiyle 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılarak sanık hakında CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulduğu, anılan kararın itiraz edilmeksizin 16.06.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 19.01.2010 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle Nazilli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.09.2010 tarih, 2010/256 Esas ve 2010/657 Karar sayılı ilamıyla TCK'nın 179/2-3, 62/1, 53. maddelerinin tatbikiyle 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılması ve bu hükmün temyiz edilmeksizin 02.11.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine, mahkemece aynı gün yapılan ihbar üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 27.05.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, açıklandığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup somut olayda denetim süresinin işlemeye başladığı tarih, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tarih olan 27.05.2010'dur. Bu itibarla, sanık tarafından işlenen 19.01.2010 tarihli ikinci suç, denetim süresi içerisinde değil, denetim süresinin işlemeye başladığı tarihten önce işlendiğinden, açıklanması geri bırakılan hükmün, CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanması için gerekli yasal şartın gerçekleşmediği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.