Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/26783 E. 2013/18678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/26783
- Karar No
- 2013/18678
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile TCK'nın 179/2. maddesi uyarınca mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın sorgu ve savunması alınmadan TCK’nın 179/3. maddesi gereğince 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanunun 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin geri alınmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına ve denetimli serbestlik tedbiri olarak “3 ay müddetle ikamet ettiği yere en yakın yerde cami, okul ve yol gibi kamu hizmetlerinde ve orman var ise orman işlerinde temizlik ve diğer işlerde kamu hizmeti yapması” yükümlülüğüne tabi tutulmasına dair Fethiye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.07.2008 tarih, 2008/136 esas, 2008/574 sayılı kararını müteakip denetim süresi içerisinde sanığın denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmediğinin bildirilmesi üzerine, duruşma açılarak, sanığın beyanı alındıktan sonra, CMK'nın 231/11. maddesi gereğince verilen TCK'nın 179/2. maddesi gereğince 3 ay hapis cezasını içerir aynı Mahkemenin 30.03.2010 tarih, 2009/733 esas, 2010/366 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yanlızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir. Bu nedenle, açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün açıklanmasıyla yetinilmesi gerektiği ve önceki hükümdeki hukuka aykırılıkların ancak temyiz incelemesi sırasında değerlendirilebileceğini gözetmeyen yerel mahkemenin 30.03.2010 tarih, 2009/733 esas, 2010/366 sayılı kararında isabet görülmemiş olup, anılan kararla hukuki varlık kazanan 17.07.2008 tarih, 2008/136 esas, 2008/574 sayılı kararın incelenmesinde: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, 1- CMK'nın 147 ve 191. maddelerine aykırı olarak, sanığın sorgusu yapılmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu mahkumiyet hükmünün verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2- Sürücü belgesinin TCK'nın 53/6. maddesi gereğince geri alınmasına ancak taksirle işlenen suçlarda karar verilebileceği gözetilmeden, sanığın sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geçici olarak geri alınmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.