Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/26781 E. 2013/18677 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/26781
- Karar No
- 2013/18677
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile TCK'nın 179/2-3, 62/1, 50/1-f maddeleri uyarınca mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yanlızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir. Kural olarak hükümlerin açıklanması, duruşma açılmak ve taraf teşkili sağlanmak suretiyle yapılmak zorunda ise de, denetim süresi içinde kesinleşmiş bir yargı kararıyla kasten yeni bir suç işlediği sabit olan sanık hakkında, yapılan işlem önceki hükmün açıklanmasından ibaret olduğundan ve bu şartın gerçekleşmesi halinde kesin yargı halini almış bir hükmün varlığı nedeniyle başkaca araştırılacak bir husus bulunmadığından, duruşma açılmaması hakkın özünü zedelemeyecektir. Bu açıklamalar ışığında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 179/2-3, 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Afyonkarahisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/11/2009 tarih, 2009/77 esas, 2009/33 sayılı kararını müteakip deneme süresi içerisinde sanığın yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair aynı Mahkemenin 15.03.2011 tarih, 2009/77 esas, 2009/33 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi. CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca ancak, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumunun değerlendirilerek, kısmi infaz veya koşulların varlığı halinde TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanması suretiyle yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği gözetilmeksizin, yeniden suç işleyen sanık hakkında açıklanan hükümdeki hapis cezasının, TCK'nın 50/3. maddesininin uygulanmasını gerektiren yasal bir zorunluluk bulunmadığı halde, önceki hükmü açıklamakla yetinilmesi gerekirken aynı Kanunun 50/1-f maddesi uyarınca kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, 15.03.2011 tarihli ek karar esas itibariyle 09.11.2009 gün ve 2009/77 esas, 2009/33 sayılı kararın açıklanmasından ibaret ise de, açıklanan hükümdeki yargılama giderlerine yer verilmemek suretiyle, infazda duraksamaya yol açılması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 15.03.2011 tarih, 2009/77 esas, 2009/33 sayılı ek kararın hüküm fıkrasının 8. paragrafındaki, “Yargılama giderleri ile ilgili olarak harç tahsil müzekkeresi yazılmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına,” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine, “09.11.2009 gün ve 2009/77 esas, 2009/33 sayılı kararda belirtilen 15 TL Adli Tıp Masrafı, 4,5 Tebligat ve 1.65 TL posta gideri olan toplam 21.15 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına,” ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.