Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/21771 E. 2013/22715 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/21771
Karar No
2013/22715
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 132/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında, katılan ...'ın, şikayetçi olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. 1- Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi eyleminin TCK'nın 132/1-1. cümlesinde; anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi eyleminin aynı Kanunun 132/1-2. cümlesinde; başkalarının haberleşme içeriklerinin, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması eyleminin aynı Kanunun 132/2; kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa etmesi eyleminin aynı Kanunun 132/3. maddelerinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirileceği anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanla aralarında husumet bulunan sanığın, başka bir suçtan hükümlü olarak cezaevinde bulunan katılan tarafından ağabeyine hitaben yazılan mektupları, posta dağıtıcısından temin ederek, mektupları okuduktan sonra, katılanın tehdit suçunu işlediğinden bahisle 17.07.2008 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verdiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2008 tarihli iddianamesi ile de, sanık tarafından verilen mektup içeriğindeki yazılara dayalı olarak, katılan Bahattin'in sanığa yönelik, “ben ona bunu soracağım, sen hiç bir şey deme, onun cezasını keseceğim” şeklindeki sözlerle tehdit suçunu işlediği iddiasıyla katılan Bahattin sanık sıfatıyla yargılanmak üzere kamu davası açıldığı iddialarına konu olayda, Sanığın eylemlerinin, kanıtlanması halinde, TCK'nın 132/1-1. cümlesinde ve aynı Kanunun 132/2. maddesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği, TCK'nın 132/2. maddesinde, hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 79. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemeye göre, “bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası” öngörülmüş olup, hapis cezasının üst sınırı itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu nazara alınması gerekirken, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.01.2009 tarih, 2009/33 esas, 2009/2 sayılı görevsizlik kararına katılan Bahattin tarafından 11.05.2009 tarihli dilekçeyle itiraz edildiği ve katılanın itirazı hakkında CMK'nın 5/2, 267 ve 268. maddeleri gereğince değerlendirme yapılması amacıyla dilekçenin ... 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilip, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği de gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre de: 1- Duruşmada hazır bulunan sanığın görüşü sorulmadan, şikayetçi ...'ın, davaya katılma isteminin kabulüne karar verilerek, CMK'nın 238/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, 2- TCK'nın 61/8. maddesi uyarınca; adli para cezası hesaplanırken, temel para cezasının gün olarak belirlenmesi, aynı Kanunun 52/3. maddesi uyarınca, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/21771, K. 2013/22715, T. 07.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2012-21771-e-2013-22715-k-92376b8ed20c