Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/18802 E. 2012/10551 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/18802
- Karar No
- 2012/10551
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 Sayılı TCK'nın 89/1, 2-b, 62/1, 52. maddelerigereğince mahkumiyet, Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: İncelenen dosya kapsamında; Safranbolu Sulh Ceza Mahkemesinin 25.04.2008 tarih, 2007/178 Esas, 2008/66 karar sayılı dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Safranbolu Asliye Ceza Mahkemesince 2008/58 değişik iş nolu karar ile itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasına karar verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 12. fıkrasında, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” hükmüne yer verilmiş, ancak maddede itiraz yöntemi, inceleme usulü ve itiraz merciince verilebilecek kararlara ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle konu öncelikle 5271 sayılı CMK’nın itiraz kanun yoluna ilişkin 267 ila 271. maddeleri kapsamında değerlendirilerek sonuca bağlanmalıdır. Kanunun 267 nci maddesi uyarınca itiraz ancak hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde mahkeme kararları açısından mümkün olduğundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği hükümle ilgili olarak itiraz merciince bir değerlendirme yapılması veya henüz hukuki varlık kazanmamış bulunan bu hükmün incelenmesi mümkün değildir. İtiraz merciince, hükmün açıklanması kararına ilişkin yapılan incelemede, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı isabetsiz görüldüğünde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, dosya itiraz sonucuna göre işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmelidir. İtiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itiraz kabul edildiği takdirde, Kanun’un 271 inci maddesindeki, itiraz merciince, itirazın kabulü halinde, itiraz konusu hakkında da karar verilmesi zorunluluğu hükmünden hareketle, hükmün açıklanmasına karar verilmesi mümkün değildir. Her ne kadar kanunda konuyu düzenleyen açık bir hüküm bulunmamakta ise de, aksinin kabulü, birçok sorunu ve tartışmayı da birlikte getirecektir. Şöyle ki, maddenin 4. fıkrası uyarınca merciin itiraz üzerine verdiği kararın kesin olması nedeniyle, açıklanan hükmün kesin olup olmayacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, hükmedilen hapis cezasının ertelenememesi ve seçenek yaptırımlara çevrilememesi nedeniyle, itiraz merciince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırıldığında kişiselleştirmeye ilişkin bu müesseselerin değerlendirilip, değerlendirilemeyeceği, itiraz merciince değerlendirilebileceğinin kabulü halinde ise, kural olarak dosya üzerinde inceleme yapan itiraz merciince bu konuda karar verilmesinin mümkün olup olamayacağı gibi birçok sorun çözümsüz kalacaktır. Bu nedenlerle, itiraz merciince itirazın kabulüne karar verildiği taktirde, dosyanın hüküm mahkemesine gönderilerek, merciince kanuna aykırı olduğu belirtilen hususların mahkemesince değerlendirilip, duruşma açılarak, taraflar duruşmaya çağrıldıktan sonra, 5271 sayılı CMK’nın 223 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere uygun olarak tesis edilen hükmün açıklanması ve açıklanan bu hükümde, daha önce yasal zorunluluk nedeniyle değerlendirilemeyen ve uygulanamayan erteleme ve seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususlarında da karar verilmeli, mercii kararının kararı üzerine yeni bir değerlendirme ve yeni şartların ortaya çıkması halinde bu konular da değerlendirilmelidir. Bu itibarla, itiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sınırlı inceleme yapılarak, itirazın kabulü halinde, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda hükmün açıklanması için dosyanın mahkemesine gönderilmesi yerine, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.