Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2011/10143 E. 2012/20430 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2011/10143
Karar No
2012/20430
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 1)Sanıklar ... ve ... haklarında; 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle; 5237 sayılı TCK'nın 62,53,63; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddeleri uyarınca mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 2)Sanıklar ... ve ... haklarında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51, 53/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme. 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanıklar ... ve ... haklarındaki hükme yönelik temyiz istemlerinin değerlendirilmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2-Sanıklar ... ve ... haklarındaki temyiz istemlerinin incelemesine gelince; Gerekçeli karar başlığında, suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılmasına karar verilen Kültür ve Turizm Bakanlığı yerine “...”nün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Suç tarihinde, jandarma görevlilerinin, sanıklar ... ve ... tarafından haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ... ve ... ile birlikte, Karacasu ilçesi, Geyre Beldesi, İmame mevkiinde bulunan, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 10.12.1976 tarih ve 268 sayılı kararı ile, “l. derece arkeolojik sit” alanı olarak tespit ve tescil edilen, Aphrodisias Antik Kentinin nekropolis alanı olması nedeniyle 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz, suça konu yerde, adli emanette kayıtlı, bir adet tahta saplı kürek, bir adet tahta saplı kazma, bir adet levye, bir adet şiş,iki adet pilli el lambası ile kazı yaptıkları sırada suçüstü yakalandıkları, kazılan çukurunun, 50 cm derinliğinde, 210 cm genişliğinde ve 270 cm uzunluğunda olduğunun tespit edildiği, sanıkların üzerilerine atılı eylemi inkara yönelik savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya matuf olup, itibar edilebilir mahiyette bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında bulunan dava konusu yerde izinsiz kazı yaptıklarının sübuta erdiği anlaşılmakla; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin bir nedene dayanmayan, katılan vekilinin ise kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Her bir sanık hakkında ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeksizin tüm sanıklar için ortak uygulama yapılması, 2-Sanık ... Bölükbaş'ın, adli sicil kaydında yer alan, Sakarya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 10/06/2002 tarihli, 2002/396-374 esas, karar sayılı kararı ile çek karnesini iade etmemek suçundan verilen 285.716.369 TL ağır para cezasının, 16/09/2002 tarihinde infaz edildiği, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezanın infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıllık süre geçtikten sonra iş bu yargılamaya konu suçun işlendiği, ayrıca hükümden sonra 03/02/2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/01/2012 gün ve 6273 sayılı Kanun ile 5941 sayılı Çek Kanununa eklenen geçici 3. maddenin 7. fıkrasındaki düzenleme ile çek karnesini iade etmemek eyleminin suç olmaktan çıkarıldığı, bu itibarla her iki nedenle sözü edilen ilamın tekerrüre esas alınamayacağı gibi adli sicilden silinme koşullarının da oluşmuş bulunduğu anlaşılmakla, “sanığın sabıkalarının bulunduğu” şeklinde yerinde ve yasal olmayan gerekçe ile hakkında 5271 sayılı CMK'un 231. maddesi hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi, 3-1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilen ve bu cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK' nın 51/3 maddesi uyarınca tayin edilecek denetim süresinin, ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi, 4-5237 sayılı TCK'nın 53/4 maddesinin kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında uygulanacağı gözetilmeksizin, mahkum oldukları 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/1 maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, 5-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/10/2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2011/10143, K. 2012/20430, T. 10.12.1976, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2011-10143-e-2012-20430-k-5cd07224ccc3