Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/7181 E. 2026/4316 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7181
- Karar No
- 2026/4316
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/240 Esas, 2025/1207 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2017/972 Esas, 2021/823 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin plastik sektöründe faaliyet gösterdiğini, plastik ham maddeye katılan, granül konsantre boya ve plastik katkı maddeleri üretimi yaptığını, ürettiği ürünleri Türkiye' de plastik sanayisinin olduğu her yerde ve uluslar ve uluslararası birçok sanayi kuruluşuna pazarladığını, davalılardan ...'in 14.10.2015 tarihinde, ...'in ise 01.10.2014 tarihinde müvekkili şirkette bölge satış-pazarlama sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, davalılar satış-pazarlama sorumlusu olarak çalıştığı için ve çalıştığı süre içerisinde, öncelikle kendisine teslim edilen müvekkil şirketin mevcut müşteri portföyü ile yaptığı toplantı, ziyaretler, müvekkil Şirket’in katıldığı fuarlar nedeniyle, müvekkil şirketin bölge müşterileri, müşteri listeleri, tüm müşteri unvan, adres telefon, satın alma, üretim sorumluları ile firma sahiplerinin iletişim bilgilerine, her bir müşterinin 2011 yılından bugüne kadar ki aldığı ürün renk ve ürün kod bilgilerine, bu renk ve kodlardan aylık, yıllık alım miktarlarına, her bir renk ve kodun satış fiyat bilgisine, müvekkil şirketin fiyatlandırma stratejisine, fiyat baremine, müşteri bazında uygulanan iskonto miktarlarına, aynı sektörde ve üretim alanında olan her bir müşteriye uygulanan fiyat farklılıklarına, müvekkil şirketin toplam satış tonaj bilgisine, tüm Türkiye, bölgeler ve şehirler bazında ne kadar mal sattığına ilişkin bilgilere, müvekkil şirketin ..., ... gibi A Plus müşterinin alım tonaj bilgilerine, bu firmalara yapılan satışlarda uygulanan stratejilerini, fiyat analizlerini, satış fiyatı bilgilerini, kampanya bilgilerini, taban fiyat ve baremler arasındaki kar oranı bilgilerini, satış cirolarını, en güncel hali ile bildiklerini, bunların yanında yine fabrika içi ve laboratuvarda aldıkları eğitimler dolayısıyla, fabrika içindeki tüm iş akışını, makine parkurlarını, üretim kapasitelerini, çalışan personel bilgilerini, laboratuvarda kullanılan ekipmanları, laboratuvar ve kalite birim çalışan personel bilgilerini, laboratuvar işleyişini, numune test metotlarını da bildiklerini, davalılar müvekkil şirkete ait bu tür ticari sır ve gizli bilgilere sahip olduğundan, müvekkil şirket ile anılan davalılar arasında Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesi imzalandığını, ayrıca davalı ...'in 13.10.2015 tarihinde, ...'in 16.09.2014 tarihinde, “hizmet sözleşmesinde yer alan haksız rekabette bulunmama, işveren sıralarını saklama vs. olmak üzere tüm yükümlülüklerini yerine getireceğini, aksi davranışlar halinde sözleşmede belirtilen tazminatları ödemekle yükümlü olduğumu bildiğimi ayrıca bir kez daha taahhüt ve beyan ederim” şeklindeki yazılı beyanı müvekkil şirkete teslim ettiklerini, 16.04.2016 tarihinde ...'in, 23.05.2017 tarihinde ise ...'in, müvekkiline sunulan dilekçeler ile kişisel sebeplerle, kendi istek ve rızaları ile işten ayrılmak istediklerini bildirdiklerini ve işten ayrılış bildirgeleri düzenlenerek, çalışmayı bıraktıklarını, davalı şirketin ise müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet göstermekte ve tıpkı müvekkil şirket gibi, satış ve pazarlamasının büyük bir kısmını İstanbul’da ve tüm plastik sanayinin olduğu il ve bölgelerde gerçekleştirdiğini, davalı şirketin faaliyet alanı, ürettiği ve pazarladığı ürünlerin, müvekkil şirketin faaliyet alanı ile birebir aynı olup müvekkil şirketin rakibi olduğunu, davalı şirketin, müvekkil şirket ile hukuka, ticari etik ve teamüllere uygun şekilde rekabet etmek yerine iktisadi rekabet kavramı içerisinde değerlendirilemeyecek, hukuka aykırı eylemlerle, haksız şekilde rekabet etmeye başladığını, diğer davalılar ... ve ...’i işe aldığını, davalı şirketin, müvekkil şirketin ticari sır ve bilgilerine sahip olabilmek için müvekkil şirkette çalışmakta olan işçileri ayartmakta ve müvekkil şirket ile olan iş sözleşmelerini feshetmelerini sağlayarak, kendisi istihdam ettiğini, davalı şirketin müvekkil şirket çalışanlarına iş teklifleri sunarak müvekkil şirket çalışanlarını ayarttığını, tüm mesleki tecrübelerini müvekkil şirkette kazanmış olan, yapmış oldukları görevler nedeniyle müvekkil şirketin tüm müşteri bilgilerine, fiyat analizlerine, satış fiyatı bilgilerine, satış stratejilerine, kampanya bilgilerine, üretim maliyeti ve kar oranı bilgilerine, kısaca, müvekkil şirketin 30 yıllık ticari faaliyetleri neticesinde ulaşabildiği tüm ticari bilgilere sahip olan davalıların, bu bilgileri müvekkil aleyhine ve kendi lehlerine kullanarak, müvekkil şirketle haksız şekilde rekabet ettiğini, davalı şirketin müvekkili şirketi kötülediğini ileri sürerek davalılardan ..., Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesine aykırı hareket ettiğinden ayrıca ihbar süresine de uymadan müvekkil şirket ile olan iş sözleşmelerini feshettiğinden 36.089,76 TL tutarındaki ceza koşulunun, davalılardan ..., Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesine aykırı hareket ettiğinden, ayrıca ihbar süresine de uymadan müvekkil şirket ile olan iş sözleşmelerini feshettiğinden, 54.551,52 TL tutarındaki ceza koşulunun, dava tarihinden itibaren, avans faizi oranında faizi ile birlikte, davalının bu davranışına yeni işe girdiği diğer davalı Maskom iştirak ettiğinden, müvekkil şirkete karşı İş Kanunu'nun 23. maddesi gereğince, müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, davalıların fiillerinin haksız olduğunun ve haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunmalarının men’ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren, T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi oranında faizi ile birlikte, müvekkil şirkete karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, müvekkil şirketin, kişilik hakları zedelendiğinden 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren, avans faizi oranında faizi ile birlikte, müvekkil şirkete karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2021 tarihli ara kararı ile Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan taleplerin işbu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalıların davranışlarının haksız rekabet olduğu iddiasının davacı tarafça ispat edilemediğini, zarar ve illiyet bağı yönünden haksız rekabet unsurlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların, davacının ürünlerini kötülediği ya da ürünler yönünden yanıltıcı veya gerçek dışı açıklamalarda bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, tanıkların beyanlarının görgüye değil de duyuma dayalı olduğu, yine eski çalışanların işe alınması ya da iş teklifi yapılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı, bu eylemin transfer niteliğinde olduğu ve yine haksız rekabet iddiasına dayalı olarak davacı şirketin herhangi bir maddi zararının ispat edilemediği gibi tespit de edilemediği, davacının davasının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların fiyat ve müşteri bilgisi bilerek daha sonra rakip firmada çalışmaya başlamalarının tek başına haksız rekabetin varlığı için yeterli olmadığı, davacı tanıklarının diğer beyanlarının ise duyuma dayalı olup hükme esas alınamayacağı, bu haliyle davacının, çalışanlarının ayartıldığı ve ürünlerinin/fiyatlarının kötülendiği iddialarının da ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.