Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5521 E. 2026/2390 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5521
- Karar No
- 2026/2390
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1495 Esas, 2025/622 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/50 E., 2024/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’nun ... plastik kapak, havalandırma gibi ürünlerin üretim ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, pencere sistemleri konulu faydalı model (... ) ve tasarımları bulunduğunu, 3/5/20 05... ... nolu ... tescilini yaptırdığını, davalıların da aynı alanda faaliyet gösterdiğini, yenilik ve ayırt edicilik taşımayan tasarımları yeniymiş gibi tescillediklerini, 9/7/20 01... /01222; 18/4/20 00... sayılı tasarımları tescilleyip kullandıklarını, bunlara dayalı olarak müvekkilinin işyerinde arama ve el koyma işleminin gerçekleştiğini, ürün ve kalıplara el konulduğunu, ayrıca müvekkili hakkında Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu yapıldığını, Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Eyüp Sulh Ceza Mahkemesinin 04.07.2006 tarih, 2006/1988 kararı ile de dükkanda arama yapılarak belirttikleri miktarda ürünün toplatıldığını, yediemine verildiğini, oysa bu ürünlerin müvekkilin 3/5/20 05... ... nolu faydalı modele göre koruma altında olduklarını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davalılardan haksız eylemin gerçekleştiği 04.07.2006 tarihinden itibaren işleyen reeskont faiziyle birlikte 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmadığını, eylemin işlenme yerinin İzmir olduğunu, hükümsüzlük davalarının İzmir'de görüldüğünü, öte yandan zamanaşımının gerçekleştiğini, müvekkillerinin de sektörde 30 yıllık emekleri olduğunu, kusur veya kasıtlarının olmadığını, beraat kararların yasa değişikliği ve Anayasa Mahkemesi kararlarından kaynaklandığını, müvekkillerini tedbir kararına uyduğunu, ihtar göndermediğini, ancak davacının ... başvurusun reddine dair bir ihtar gönderdiğini, faydalı model şartları taşımadığına ilişkin beyanlarının iddiadan ibaret olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 60. maddesinde düzenlenen 1 ve 3 yıllık süre içerisinde açmayıp yaklaşık 4 yıl sonra açtığı, TTK'nın 60. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının da süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduğu görülmüş olup 60. maddenin son fıkrasında ceza zamanaşımı süresi uygulanacağı şeklindeki düzenlemenin somut olay bakımından değerlendirildiğinde davalılardan ... adına Türk Patent ve Marka Kurumunda kayıtlı tasarımına istinaden Savcılıkça Sulh Ceza Hakimliğince verilen arama kararının yasal hak kullanımı olduğu, bu yasal hakkı kullanımının suç teşkil eden bir eylem olmadığı kanaati hasıl olmakla TTK'nın 60. maddesinin son fıkrasında belirtilen ceza zamanaşımı süresi uygulanmayıp 1 ve 3 yıllık sürelerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın TTK'nın 60. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi içerisinde dava açılmadığından, zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davacı vekilinin dava dilekçesinde haksız rekabete dayanarak haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve manevi tazminat talep ettiği; davacının dava dilekçesinde 04.07.2006 tarihinde davalıların Eyüp Cumhuriyet Savcılığına yapmış oldukları şikayet üzerine açılan 2006/152 19... /15209 E. sayılı soruşturma dosyalarına, aynı tarihte alınan tedbir kararlarına ve işyerinde yapılan aramalar ile davalı ... tarafından keşide edilen ... Noterliğinin 04.05.2007 tarihli "bilgilendirme" başlıklı yazıya dayandığı; yine davacının 04.07.2006 tarihinden itibaren manevi tazminata faiz işletilmesini talep ettiği, dava dilekçesine konu edilen olaylar ve gösterilen delillerin 2006 yılı ve 2007 tarihli olaylara dayandığı; davacının dava dilekçesindeki istemleri nazara alınarak TTK'nın 56. maddesine dayalı haksız rekabetin tespiti ve manevi talep edilmesi için davanın TTK'nın 60. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerektiği,davalıların, Eyüp 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.06.2010 tarihli, 2010/76 E. 2010/234 K. sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmeden önce süresinde sunmuş oldukları cevap dilekçesinde süresinde zamanaşımı def'in bulunmuş oldukları ve dava tarihi itibarı ile dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeni ile davalıların itirazlarının yerinde olduğu, bu nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde görülmediği ve ayrıca davanın açılış tarihi 25.02.2010 olduğu halde karar başlığında hatalı olarak dava tarihi 21.12.2011 olarak belirtilmiş ise de, belirtilen husus esasa etkili olmayıp mahallinde düzeltilebilir bir hususa ilişkin olduğundan kararın kaldırılma nedeni sayılmayıp eleştiri getirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.